Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Montaigne, "Keder Üzerine" başlıklı erken denemelerinin birinde, büyük kederin insanı nasıl felç ettiğini, taşlaştırdığını, kelimeleri nasıl aştığını tasvir eder. Ovidius'un anlattığı gibi, yedi oğlunu ve yedi kızını kaybeden Niobe, acıdan böyle taş kesilir, bir kayaya dönüşür.
Giderdik bir ağaçtan bir ağaca, söylerdin sen adlarını. Sonra da bir liste takip eder, ama İlyada'daki gibi gemiler değil, meyve ağaçları sıralanır.
İşte bana verdiğin on üç armut ve on elma ağacı, işte bunlar da kırk incir ağacım benim, işte elli asma kütüğü, demiştin bunları sana vereceğim...
Babanın ebedi armağanı budur - meyve ağaçları ve asmalar. Ve bu armağan hiç tükenmez, çünkü her yıl kendini yeniler.
Babam, farkında olmadan, Laertes'in armağanını tekrarlamıştı.
.....işte bunun için hastalığı asla affetmeyeceğim, diye tekrar edip duruyorum içimden, onu asla affetmeyeceğim. Bir insanın canını onu aşağılamadan da alabilirsin...