Bazı arkadaşlarım var ki beni arıyorlar ama sadece kendileri hakkında konuşuyoruz. Ve bana sen nasılsın, her şey yolunda mı gibi ilgi içeren cümlelerin zerresi kurulmuyor. Farkındayım boşuna vaktimi heba ediyorum onlara.
Kahvemi yudumlarken ister istemez düşüncelerde boğulduğum anlar oluyor. Bu sefer içimi yakan; (unutmam mümkün değil) hayatımın bir kesitinde hıçkıra hıçkıra yemek yediğimi, lavabo aynasında bağıra bağıra ağladığımı kimse bilmedi. Ben bildim, elimden tutacakta kimsem yoktu ama sonunda geçti. Velhasıl yanınızda başını omzuna koyacağınız varsa ne şans. Ben başlı başına şanssızlığa alıştım zaten...
.... Ama bu ülkede insanlar tek bir durumda eşit yaratılmış olurlar: Yoksul bir insanı bir Rockefeller'la, aptal bir insanı Einstein'la ve cahil bir insanı bir yüksek okul dekanıyla eşit tutan tek bir kurum vardır.
Hukuk kurumudur bu, beyler.