Zaten bu gibi keyifli anları hiç yaşamamış da değildi. Sürekli depresyon halinde yaşayan, hüzünlü, nefret dolu biri değildi, kendisini bu yüzden öldürmüyordu ki. Ljubljana sokaklarında neşe içinde az mı dolaşmıştı güneşli öğle sonlarında? Sonra, şairin heykelinin bulunduğu bu küçük meydanı kar yağarken seyretmek de hoştu.
Sabahattin Ali çok severek okuduğum bir yazar olduğu için tüm kitaplarını okumaya çalışıyorum. Yine çoğu öyküyü severek okudum ve yine toplumsal konulara değinenleri daha çok sevdim.
Sırça KöşkSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202069,7bin okunma
Sıradan insanların sıradan yaşamlarındaki sıkıntıları, düşünceleri ve duygularıyla dolu bir kitaptı. Bu açıdan insanı yatıştıran bir kitaptı. Çünkü insan genelde kurgusal bir şey tüketirken durmak bilmeyen olaylar ve çok özel karakterlere yöneliyor. Gerçek dünyadan kaçmak benim için de çoğu zaman edebiyata yönelme sebebi oluyor. Ama bazen gerçek dünyanın içinden insanlara şahit olmak ve bazı düşüncelerin bana has olmadığını, çoğu insanın bunlardan muzdarip olduğunu görmek rahatlatıcı bir deneyim oluyor.
İş hayatının yarattığı stresten kaçıp küçük bir kitabevi açan Youngju, eğitim hayatı boyunca çok çalışıp başarılı olmasına rağmen aşırı rekabetçi sektörde kendine yer bulamayıp Hyunam-dong Kitabevi'nde part-time baristalık yapan Minjun ve kitabevine yolu düşen karakterlerimizin hepsinin sıkıntıları çok gerçek, hayattan sıkıntılar. Bunları okumak modern dünyanın çoğu insanı benzer yönlerden zorladığını, sıkıntılarda yalnız olmadığımızı ve bu sıkıntıların yükünü birbirimize sığınarak azaltabileceğimizi hatırlattı.
Yavaş ilerleyen, çoğu insanınki gibi olaysız ve sakin geçen günlerden oluşan bir kitaptı. Çünkü dediğim gibi sıradan insanların sıradan hayatlarını anlatıyordu. Severek okudum ve birçok noktada karakterlerde kendimi gördüm.
Gurur ve Önyargı en sevdiğim kitaplardan -ve filmlerden- biri olduğu için Jane Austen'ın diğer kitaplarını da okumam gerektiğini düşünerek bu kitabı elime almıştım. Ve asla hayal kırıklığına uğratmadı. Gurur ve Önyargı'yı yıllar önce filmini izlemeden okuduğum için hiçbir şey bilmeden, merakla okumuştum. Emma için aynısı geçerli değildi çünkü zaten filmini izlemiştim. Ama kitabı okurken film sahnelerinin bir bir gözümün önüne gelmesi kitaba ilgimin azalmasına neden olmadı. Tam tersine filmdeki en heyecanlı sahneleri hemen okumak için heyecanlandım. Emma da Lizzy gibi başına buyruk, özgürlüğüne düşkün ve kendi fikirlerine toplumun yorumlarından daha çok önem veren bir kadın ama Emma Lizzy'den daha şanslı çünkü varlıklı bir ailenin küçük kızı olarak bu özellikleri için çok da eleştirilmemiş. Emma'nın dobralık sanarak yaptığı acımasız ve kırıcı yorumlarını eleştiren tek kişi var kitapta, Mr. Knightley. Onu insanların hayatlarını yönetmeye çalışma alışkanlığından vazgeçirmeye çalışan kişi de yine Mr. Knightley. Çünkü kitap boyunca Emma usta bir çöpçatan olduğunu sanarak insanları birleştirmeye çalışıyor fakat üst üste başarısız oluyor çünkü kendi görüşlerini gerçek olarak kabul eden ve aksini ihtimal dahilinde bile görmeyen biri. Çoğu insanı itici yapacak bu özelliklere rağmen Emma'dan nefret etmek mümkün olmuyor çünkü çevresindeki insanlar için en iyisini dileyen sadece bunda kendi yöntemlerine olan bağlılığı yüzünden başarısız olan biri olduğu çok açık. Üsten davranışlarının altında yatan bu iyiniyet dostları ve Mr. Knightley tarafından zamanla fark ediliyor.
Kitabı okurken çok keyif aldım. Balolar, davetler, kaçamak bakışları kenardan izlemek ve insan ilişkilerinin beklenmedik bir şekilde nasıl değişebileceğine şahit olmak tam bir Austen deneyimiydi. Olayları bilsem de
EmmaJane Austen · Can Yayınları · 202214,1bin okunma