Zweig bu kitapta cezayı beklemenin korkusunun cezanın kendisinden daha acı verici ve korkunç olduğunu okura hatırlatıyor. Yazar rahat ve korunaklı yaşam tarzının nimetlerine rağmen içinde bir boşluk hisseden burjuva kadınlarını anlatmakta çok başarılı. Bu hikayede de varlıklı ve nazik kocası ve çocuklarıyla mutlu bir bir aile tablosunun içinde bir kadın var ama tablonun bir parçası olmak bu kadını tatmin etmiyor. Bu tatminsizlik kadının kocasına ihanet etmesiyle sonuçlanıyor. Bir gün sevgilisinin evinden çıkarken bir kadına yakalanıyor ve bu kadın tarafından şantaja maruz kalıyor. Şantajla beraber önceden değerini bilmediği mutlu aile tablosunun bozulması korkusu içini kaplıyor. Kadın artık kocasının gerçeği öğrenmemesi için her şeyini hatta canını bile vermeye hazır.
Çok kısa ama bir o kadar da okuru tatmin eden bir hikayeydi. Zweig, bu yüzden okunuyor zaten. 100 sayfanın altında kalan hikayelerinde okura hem hayata dair önemli dersler veriyor hem de sürükleyici bir öykü sunuyor. Zweig'ın sorumluluk hissi uyandırmadan rahat ve güzel zaman geçirme imkanı veren bu kısa öykülerini çok seviyorum.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
“Bu dünyada çobansız da, köpeksiz de yaşanabilirmiş. Ama bunu anlamak için her defasında bu kadar kanlı kurbanlar verecek olursak pek çabuk neslimiz kurur. Bari siz
gözünüzü açın da, ilerde başınıza yeniden itler, hele kendilerini kurt sanan palavracı itler musallat olursa, sürüyü canavarlara paralatmadan onları def etmeye bakın!”