Mr. Frank Churchill’in toplumdaki yeriyle Miss Fairfax’inkinin arasındaki çelişki ne kadar çarpıcıydı! Birisi her şeydi, diğeri hiçbir şey. Emma oturduğu yerde, baktığı yeri bile görmeden, kadın yazgısıyla erkeğinki arasındaki farkı düşünmeye dalmıştı…
Ölüm yaşam tarzı, statü vb. hiçbir unsuru umursamayıp hepimizi eninde sonunda yakalayan, hayatın en gerçek parçası. Ama buna rağmen çoğu insan onu konuşmaktan hatta düşünmekten bile imtina edip gerçekliğini unutmak ister. Bu çizgi romansa bunun tam tersini yapıyor. Okura ölümü tekrar tekrar hatırlatıyor. Ama bunu iç ısıtan bir şekilde yapıyor. Hikayenin önemli kısmının sonu değil o sona giden süreçteki anların toplamı olduğunu gösteriyor. Ölüm bizi bulacak olsa da ailemizle, dostlarımızla, aşık olduğumuz kişiyle biriktirdiğimiz iyi ya da kötü anların hepsinin ayrı ayrı biricik ve kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
Bir çizgi roman olduğu için her şey görsellerle desteklenmiş yani okurun kişileri, mekanları vs. hayal gücünde canlandırmasına gerek kalmıyor. Ayrıca 25'er sayfalık 10 bölümden oluşuyor ve her şey bir roman sayfasındaki 25 sayfaya göre daha hızlı gelişiyor. Bu yüzden de çok daha kolay ve hızlı okunuyor. Bir roman olarak bu hikayeyi okuyup daha uzun bir zamana yayabilmeyi dilerdim. Hem olaylar bu kadar ani ve hızlı gelişmezdi hem de Bras'ı ve çevresini daha yakından tanıyıp onlara daha çok bağlanıp hikayeden daha çok etkilenebilirdim. Ama bu süratin çizgi romanların özelliği olduğunu bildiğim için bunu bir eksik olarak görmedim.
Uzun zamandır çizgi roman okumadığım için keyifle okudum.
DaytripperGabriel Ba · Vertigo (DC Comics) · 20111,199 okunma
Korku cezadan çok daha beterdir, çünkü ceza bellidir, ağır da olsa, hafif de, hiçbir zaman belirsizliğin dehşeti kadar, o sonsuz gerilimin ürkünçlüğü kadar kötü değildir.