Onların küfürler savurarak bedeninden aşağı su boca ettikleri anı geride bırakıp bu günlere kadar geldin. Artık o yaz öncesine dönmenin yolu yok. Katliamın öncesine, işkencenin öncesindeki dünyaya dönüş yolu yok.
Yani sen o yaz ölmüştün. Benim bedenimden bitmeksizin kan akarken senin bedenin toprağın altında acıyla ve hızla çürümekteydi. O an sen beni hayata döndürdün. Bir anda benim kanım fokur fokur kaynayıp yeniden canlandı. Kalbimin patlayacağını hissettiren bir acının gücüyle, bir öfkenin gücüyle.
Gerçek hayata yaklaştıkça rüyan daha az acımasız hale geliyor. Uykun daha da hafifliyor. Bir kağıt kadar incelerek hışır hışır ederken sonunda uyanıyorsun. Kabusların bile yanında sıfır kaldığını kavramana sebep olan anılar sessizce başucunda bekliyor.
Biz adalet savaşçılarıyız, ne güzel, ne güzel
Birlikte ölür birlikte yaşarız, ne güzel, ne güzel
Diz çöküp yaşamaktansa dimdik durarak ölmeyi yeğleriz
Biz adalet savaşçılarıyız