İrfan karakterinin kitabın ilk yarısını oluşturan astroloji hakkında sonu gelmeyen açıklamaları bir roman değil de ansiklopedi okuyor gibi hissetmeme neden oldu. İkinci yarıdaysa İrfan, mektuplaştığı bir kadına ani bir aşk besliyor ve bu aşk bana hiç samimi gelmemesine rağmen onların mektuplaşmalarını ve sonunda kavuşmalarını okudum. Kitabı okurken çok sıkıldım, hatta okumadım çünkü sayfalar gözümde büyüdü. Bu yüzden kitabın yarısından çoğunu pinterestte gezerken sesli kitap olarak dinledim. Gerek Ay'ın çapı gibi bir roman okurken görmek istemediğim bilgiler gerek inanmama fırsat bile verilmemiş bir aşkın sayfalarca tekrar dillendirilmesi beni yordu. Ayrıca İrfan'ın açık seçik bir şekilde ortaya koyduğu kadın düşmanlığının kitap sonunda sevdiği kadına kavuşmasıyla adeta ödüllendirilmesi de beni sinirlendirdi. Varlıklı bir ailenin oğlu olarak aldığı eğitimler sonucunda edindiği bilgileri okumasına fırsat verilmemiş, evlenip bir ev çekip çevirmek zorunda kalmış kadınların bilmemesini sığ bir şekilde ele alıp onları aşağılamasından rahatsız oldum. Mahalledeki kadınların aralarındaki şakalaşmalar, camdan cama sohbetleri kitabın en keyifli yerleriydi ve ne yazık ki çok kısa sürdüler.