Douglas Adams’ın kendine özgü kurgusu ilk başlarda sizi karmaşık sulara sürüklüyor. Nereden nereye gittiğinizi anlama çalışırken yazar, okunası dili ve en sonunda bütün hikayeleri birbirlerine bağlaması ile günümüz fantastikliğini ele alan bir kitap.
Saat iki otuzdan sonra, üçe doğru, dikkatli olmaya başlamanız gereken bir zamandı. Gerçekten. İyi günlerde bile. Yeşil gözlü, dev gibi tuhaf adamlardan ölüm tehditleri almadığınız zamanlarda bile, öğle saatlerinden sonra bir şahin gibi insanları izliyor olmanız gerekirdi.