Mihrimah Sultan

Mihrimah Sultan
@Mihrimahsu
Kişilik
Kişilik genetik ve çevresel faktörlerle şekillenir. Kişilik özellikleri zamanla değişebilir, ancak genetik altyapı büyük rol oynar. #10deney
Sayfa 119·Kitabı okudu
Kişilik
Reklam
Terim ilaçtır benim! Koku üzerine bir araştırmaya değinince, aklıma ister istemez bir roman, bir de türkü geldi. Şimdilerde ne kadar okunuyor bilmiyorum, ama bizim kuşağın gençlik yıllarında okunmazsa olmaz kitaplarından biri, Patrick Süskind'in Koku romanıydı. İnsanın kokuya dair bildiklerinin ne kadar sınırlı olduğunu gösteren bu klasik romanda kahramanımız Jean-Baptiste Grenouille, olağanüstü koku alma becerisinin sadece pozitif bir durum olmadığını, aynı zamanda insan ruhunun karanlık taraflarını da kışkırttığını gösterir. Süskind, muazzam anlatmıyla, hayatta hiç farkında olmadığımız onca farklı kokuyu bize kelimeler üstünden koklatır. Bu vesileyle bahsi geçen enteresan romanı okumanızı tavsiye ederim. Türküye gelince... Yillar evvel literatürde bu ter kokulu tişört deneyi ni okuduğumda aklıma hemen "Odam Kireçtir" türküsü gelmişti. Zülfü Livaneli'den, Cem Karaca'dan ve tabii ki Ahmet Kaya'dan defalarca dinlediğim bu aşk türküsü, çok ilginç bir şekilde bize Wedekind'in temel bulgusunu hatırlatıyor. Bakar mısınız şu sözlere: Odam kireçtir benim Yüzüm güleçtir benim Soyun de gir koynuma Terim ilaçtır benim Kitabı yazarken sözleri doğru aktardığımdan emin olmak için baktığımda ilginç bir durum dikkatimi çekti: Bu türkünün orijinalinde, Terim ilaçtır." diyor. Ancak özellikle son zamanlarda, türkünün sözlerini paylaşan bazı kaynaklarda bu bölüm "Tenim ilaçtır olarak değiştirilmiş. Bunun sebebi, muhtemelen endüstrileşme ile değişen beslenme ve temizlik alışkanlıkları sonucu, ter kokusunun artık son derece olumsuz çağrışımları olan bir imgeye dönüşmesi. Bunun sebebini anlıyorum, ama şunu da not etmeden geçmeyeyim. "Ten kakusu" (scerit), Al Pacino'nun oynadığı aynı isimli filmden de (Scant of a Woman/Kadın Kokusu) hafızanıza kazınmış olacağı gibi, port bir tona
Sayfa 108·Kitabı okudu
Ahlaki afallama
Ahlaki afallama: Yanlış olduğuna inandığınız bir şeyi niçin yanlış bulduğunuzu açıklayamıyorsanız, aklınız değil duygularınız ve sezgileriniz devrede demektir. #10deney
İnsan ve Duygular
Ortam kötüyse, en vicdanlı insan bile zalimleşebilir. Zimbardo'nun Stanford Deneyi, gücün insanı nasıl zehirlediğini tüm dünyaya gösterdi. #10deney
12 Kızgın Adam 1957 senesinde, Sidney Lumet'in çektiği 12 Kızgın Adam (12 Angry Merl filmi, bize Asch'in deneyine farklı bir gözle bakma fırsatı veriyor Tiplo Asch'in deneyinde olduğu gibi, bir odada oturan 12 jūri üyesinin birbirini ikna sürecini anlatan bu başyapıtı eğer izlemediyseniz lütfen izleyin! sanığın suçlu olup olmadığına karar verecek olan jürinin karar verme Tek bir odada geçen bu siyah-beyaz filmde, cinayetle suçlanan bir toplantısına baştan sona tanık oluruz. Filmin başında yapılan ilk oylamada, sadece bir kişi (8 no'lu jüri) sanığın suçsuz olduğuna inandığını söyler, geriye kalan 11 kişi ise sanığın suçlu olduğu yönünde oy kullanın. Sonraki 90 dakikada, Amerikan yasaları gereği ortak karar vermesi beklenen bu halk jürisinin kavga gürültü birbirini ikna etme çabasını izleriz. Ama film bize yalnızca insanların nasıl ikna edileceğini göstermez; insanların -Asch'in deneyinde olduğu gibi grup halinde karar verirken nasıl kendi doğruları kadar başkalarının doğrularını da hızlıca benimseyebileceğini gösterir. Filmde, 8 no'lu jüriyi oynayan Henry Fonda'nın muazzam performansı da eşsiz... Ancak baştan sona tek bir odada geçen filmdeki diğer 11 oyuncu da, toplumun çok farklı kesimlerini çok başarılı biçimde yansıtıyor, Her oyuncu, farklı bir sosyal sınıfı, farklı bir kültürel kesiti yansıtırken bize de tanıdık gelecek farklı özellikleri sunuyor.
Sayfa 57·Kitabı okudu
Reklam