Terim ilaçtır benim!
Koku üzerine bir araştırmaya değinince, aklıma ister istemez bir roman, bir de türkü geldi. Şimdilerde ne kadar okunuyor bilmiyorum, ama bizim kuşağın gençlik yıllarında okunmazsa olmaz kitaplarından biri, Patrick Süskind'in Koku romanıydı. İnsanın kokuya dair bildiklerinin ne kadar sınırlı olduğunu gösteren bu klasik romanda kahramanımız Jean-Baptiste Grenouille, olağanüstü koku alma becerisinin sadece pozitif bir durum olmadığını, aynı zamanda insan ruhunun karanlık taraflarını da kışkırttığını gösterir. Süskind, muazzam anlatmıyla, hayatta hiç farkında olmadığımız onca farklı kokuyu bize kelimeler üstünden koklatır. Bu vesileyle bahsi geçen enteresan romanı okumanızı tavsiye ederim.
Türküye gelince... Yillar evvel literatürde bu ter kokulu tişört deneyi ni okuduğumda aklıma hemen "Odam Kireçtir" türküsü gelmişti. Zülfü Livaneli'den, Cem Karaca'dan ve tabii ki Ahmet Kaya'dan defalarca dinlediğim bu aşk türküsü, çok ilginç bir şekilde bize Wedekind'in temel bulgusunu hatırlatıyor. Bakar mısınız şu sözlere:
Odam kireçtir benim
Yüzüm güleçtir benim Soyun de gir koynuma
Terim ilaçtır benim
Kitabı yazarken sözleri doğru aktardığımdan emin olmak için baktığımda ilginç bir durum dikkatimi çekti: Bu türkünün orijinalinde, Terim ilaçtır." diyor. Ancak özellikle son zamanlarda, türkünün sözlerini paylaşan bazı kaynaklarda bu bölüm "Tenim ilaçtır olarak değiştirilmiş. Bunun sebebi, muhtemelen endüstrileşme ile değişen beslenme ve temizlik alışkanlıkları sonucu, ter kokusunun artık son derece olumsuz çağrışımları olan bir imgeye dönüşmesi. Bunun sebebini anlıyorum, ama şunu da not etmeden geçmeyeyim. "Ten kakusu" (scerit), Al Pacino'nun oynadığı aynı isimli filmden de (Scant of a Woman/Kadın Kokusu) hafızanıza kazınmış olacağı gibi, port bir tona
Ahlaki afallama: Yanlış olduğuna inandığınız bir şeyi niçin yanlış bulduğunuzu açıklayamıyorsanız, aklınız değil duygularınız ve sezgileriniz devrede demektir.
#10deney