Davasına kimsenin sahip çıkmadığı, kimsenin yakınlık göstermediği, bir iğnenin ucuna yerleştirdiği sıradan bir sineği bile alıp mikroskop altında incelemeyi ihmal etmeyen doğa bilimleri uzmanlarının dahi dikkatini çekmeyen bir yaratık, ömrünün son günlerinde de olsa palto biçimine bürünmüş ışıl ışıl bir misafir tarafından ziyaret edilmiş, yoksulluk içinde geçen kasvetli yaşamı bir an için bile olsa renklenmiş, sonra da çarların ve dünyadaki diğer tüm hükümdarların üzerine çöken felaket onun da karşısında belirmiş, yıllarca dairedeki arkadaşlarının acımasız alaylarına sabırla katlanan Akakiy Akakiyeviç bir hiç uğruna bu dünyadan sessizce göçüp gitmişti.
Sayfa 65 - Ayrıntı Yayınları, on beşinci basım, haziran,2020·Kitabı okudu
insan denilen varlığın ne kadar acımasız olabildiği; ince, kültürlü, terbiyeli kişilerde, (Tanrım!) hatta toplum tarafından asil ve şerefli insanlar olarak kabul görmüş kişilerde bile ne kadar gaddarca bir yan olabildiği gerçeğini gördükçe, derinden sarsıldı.
Sayfa 28 - Ayrıntı Yayınları, on beşinci basım, haziran,2020·Kitabı okudu
Gerçekten de Akakiy Akakiyeviç'i ya da Dostoyevski'nin İnsancıklar'ındaki kimi kahramanları andıran öykü ve roman kahramanları edebiyatta hiç eksik olmamış, Gogol'un açtığı yol derinleştirilmiş, yeni kavşak, sokak ve çıkmaz sokaklarla zenginleştirilmiştir. Türkçe öykünün önemli yazarlarının çoğunda, Sait Faik'te, Sabahattin Ali'de, Memduh Şevket'te, Fahri Celal'de, Oktay Akbal'da, Haldun Taner'de sıkça karşımıza çıkmıştır bu tip. Kürk Mantolu Madonna'nın başkahramanı Raif Efendi mesela, yaşayışı, ezikliğindeki arkadaşlarının alaylarına maruz kalışıyla işyerindeki Akakiy Akakiyeviç'i bir hayli andırır. Toplumsal hayat içerisinde önemsenmeyen, gözden kaçan, benzer hayatlar sürdüğü sanılan insanların yaşantılarında ya da iç dünyalarında anlatmaya değer, onlara özgü ama bir o kadar da önemli şeyler bulunduğu iddiası gidildikçe çatallanan bir başka yol daha açmıştır. Edebiyat (özellikle öykü), insan yaşantılarındaki kimi önemsiz görünen anların üzerine düşürdüğü edebi ışık vasıtasıyla insan olmanın, yeryüzünde yer kaplamanın nasıl bir şey olduğu (ya da olmadığı) gibi soruları içine almaya, tartışmaya ve yeni sorularla didiklemeye başlamıştır. Bu anlık edebi ışığın ilk huzmelerinden biri de Gogol'ün Akakiy'in üzerine düşürdüğüdür.
Sayfa 13 - Ayrıntı Yayınları, on beşinci basım, haziran,2020·Kitabı okudu