Nasıl olursa olsun, bu zamanı, bu ağır geceyi geçirmek ge rekiyordu. Düşüncelerini kendine saklamak isteyen bir insan olarak yataktaki yakınlığın getireceği huzursuzluktan korkuyor, konuşmayı uzatıyordu. Günün yaşandığı bu oda da, elbiselerle yapılan bu oturum, günün devamıydı onun için. Yatak odasında yeniden başlaması gereken bir yaşantının düşüncesi onu yoruyordu. Orada sahte ve zorlama bir davranışı sürdürmek çok zahmetliydi. Yolculuğa çıkmadan önceki gece insan hemen arkasını dönüp yatamazdı. Çocuklar uyumuştu. Konuşma, anlamını kaybetmeye başlamıştı. Hiçbir dış etkenin bozamayacağı yakınlık, kaçınılmaz duruma gelmişti. Bu huzursuzlukla, karısından önce kalkarak yatak odasına doğru yavaş yavaş yürüdü.