Kendi tarihlerinden, kendi mukaddeslerinden, bir kelimeyle kendi ruh dünyalarından habersiz nesiller, bir ülkeden bir ülkeye, bir medeniyetten bir medeniyete taşınınca bütün hikmet-i vücudunu kaybeden bu şiirsiz, bu soğuk ideolojiden öylesine bezmişlerdir ki, iffetlerini herhangi bir gerçek ideolojiye teslim etmelerine şaşmamak lazım.
Bu kendi derisinden çıkmak, kendi mukaddeslerini inkar etmek ve peşin peşin köleliğe razı olmak değil mi?.. Biz apayrı bir medeniyetin çocuklarıyız; düşman bir medeniyetin, bambaşka ölçüleri olan, çok daha eski, çok daha asil, çok daha insanca bir medeniyetin.
Toprak sarsılıyor!.. Hep birden efsel-i sâfiline yuvarlanmak istemiyorsak, gözlerimizi açmalıyız. İnsanlar slagonla güdülmez. Düşüncüye hürriyet, sonsuz hürriyet. Kitaptan değil kitapsızlıktan korkmalıyız. Bütün ideolojilere kapıları açmak, hepsini tanımak, hepsini tartışmak ve Türkiye'nin kaderini onların aydınlığında fakat tarihimizin en büyük mirasına dayanarak inşa etmek. İşte, en doğru yol.