"Aşk;nefsi sarhoş eden , duyguları azdıran kötülük şarabı gibidir.Ne yazık ki o korkunç aşk açlığı bizleri duygularımıza yenik düşürüyor.Sonra da gözümüzü yaşlı kılıyor.
Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi.Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi.Asıl acı,kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimseye anlatmadan ölmeyi arzuatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Madem gideceğim diyorsun,
İstemem birini bile;
Güneşi, Yıldızları, Denizi...
Al götür yanında ,
Hiç bir işe yaramaz sen olmayınca .
Yalnız; Koltuğa saçının bir teli düşmüş ,
Giderken Bir tek ona dokunma.