Mine aksoy

Mine aksoy
@Mine_cee
“En büyük hazinemiz aklımızdır,sonra kitaplarımız.” Kitapların altını çizemediğim için burdayım.
Öğretmen
Şu anda burdasınız
5 Ekim
1067 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
8/10
·1808 syf.··
2026 6. kitabı
·
79 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 15:57
SAVAŞ VE BARIŞ "Tout vient â point â celui qui sait attendre." "Beklemesini bilen için her şey zamanında olur." 1800 küsür sayfalık bir serüven. Evet kütük kitap severim ama bu kitabı okumak ve bitirmek bana zor gelmişti. Ve aylarca sürmüştü. Doğru zamanda okumak da önemli tabi. Neyse işte okudum bitti. 500 civarında karaktere sahip kitap ve çoğu da gerçek kişilermiş. Neyseki hepsi baş karakter değil yoksa kim kimdi demekten kitaba odaklanamazdık. Yine de çokça karakter olduğunu söylemeden geçmeyeyim. Klasik Rus edebiyatı yani. Kitap isminden anlaşılacağı üzere savaş üzerine temellendirilmiş Rus ve Fransız savaşı. Ve bu savaşın içerisine yerleştirilmiş aile hikayeleri. Bir bölüm savaş üzerinden bir bölüm aile hayatından bahsetmiş. Savaş kısımları detaya inse de gerçekten çok emek olduğu belli. Klasik olmayı hak ediyor. Bu kadar uzun olmasına gerek var mıydı diye düşünüyorum ama zaten Tolstoy’da bu kadar uzun ve saçma bir kitap yazmayacağını söylemiş. Saçma kısmına katılmıyorum elbette çünkü altı yıllık bir emek varmış. Çok detaylı hatırlamıyorum kitabı ama kahreden yerlerini de unutamıyorum mesala. Kitap okumak ve ondan bir şeyler bulmak, hissetmek özneldir. Bir kelime,bir anı, betimlenmiş bir bölüm alıp başka yerlere, anılara, acılara götürebiliyor. Bazen de mutluluğa, sevgiye, iyiye, güzele …
1000Kitap
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202425,9bin okunma
Reklam
8/10
·312 syf.··
2026 1. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2026 20:20
GECE AÇAN ÇİÇEKLER “Kafamı nereye çevirsem yalnızlığımla yüz yüze geliyordum. Sık ve kara ağaçlarla dolu bir yalnızlık ormanı. Anladım ki bu dünyanın tek hakikati insanın yalnızlığıdır, ötesini anlamaya çalışanların kalbinde sadece yorgunluk kalır. Didişmeyi bıraktım ve teslim oldum. Ne kadar küçük düşürücü de olsa kendime yenildiğimi kabul ettim. Yalnızlık insanın bu dünyada ödediği ağır bedeldir. Cehennemin bu dünya olduğuna inanmıştım, kalbim hayal kırıklıkları ve yıkıntılarla doluydu.” Yeni tanıştığım bir kalem ve devamı geleceklerden. İstanbul’a gidiyoruz o meşhur Vefa semtine ve Canfeda konağına. Geçmişin hayaletleriyle yüzleşen bir konak ve içinde yaşayanların öyküsüne. Ama en çok Halide’nin öyküsüne. Kendi hayatından vazgeçişin, kırgın, suskun, yaralı ama çok da derin olan ama bir konağa da hapsolmuş Halide’nin öyküsüne pişmanlıklar üzerine kurululmuş olan. Hem günümüz hem de Osmanlı döneminde akıyor zaman. Bunu da Derviş Ali’den dinliyoruz. O da bir yerlere hapsolmuş, dışardan bir yardım eli bekleyenlerden. Sonra bir yerde kesişiyor hikaye . Ve hem huzur hem de hüzün kaplıyor içinizi. Kitabın kapağını kapatırken bile etkisi hala bırakmıyor sizi.
Gece Açan ÇiçeklerTarık Tufan · Doğan Kitap · 20258,1bin okunma
7/10
·584 syf.··
2026 11. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 18:49
SULTANI ÖLDÜRMEK "Hangi insan evladı yirmi bir yıl bir kadını bekler?Mesleğini, dostlarını, ailesini, gençliğini, heyecanlarını, umutlarını askıya alıp..Hemde hiç bir açıklama yapmadan çekip giden bir kadın için...Üstelik hiçbir umut ışığı yokken..." Bir Ahmet Ümit polisiyesi daha. Ama bu kez başkomser Nevzat ve ekibi biraz arka planda. Fatih’in gölgesinde kalmışlar. İki ayrı dönem iki ayrı cinayet. Yine katili bulamadım ama kurgu iyiydi. Osmanlı’daki cinayete odaklandım heralde ondan bulamayışım. Yıllar sonra beklediği birini görme heyecanıyla gidip kendini bir cinayetin ortasında bulan Müştak’ın hikayesini okuyoruz. Ve geçişlerde tarih yolculuğu yapıyoruz. Ahmet Ümit’in bu olayını çok seviyorum illa bir yerlerden bi şey katacak bize. Bu sevmediğiniz tarihi olaylar bile olabilir ama okurken gerçekten keyifli bir okuma garantisi veriyor.
Sultanı ÖldürmekAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202124,6bin okunma
8/10
·376 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 23:36
HARİKA BİR HAYAT “Zaten öyle ya da böyle, sonunda hep hayal kırıklığına uğramamış mıydı?” Harika, H.Kara, H.Ak gibi kimliklerle her an yeni bir Harika’yla karşılaşabiliyoruz bu kitapta. Kurgu ile gerçeğin iç içte olduğu, kişiler ve olayların hem gerçek hem de hayal ürünü olduğu bir eser. Hem biyografik hem de toplumsal bir roman. Yani çok farklı, sürükleyici, etkileyici, bilgi yüklemeli, hayret etmeli ve belki de kendinden bi şeyler bulmalı bir kitap. 1919 … İstanbul’un işgali.. Savaş yılları… Cumhuriyet Dönemi… Harika,annesi, Kamuran Bey ve Yahya Kemal, Nazım Hikmet,Suat Derviş, Peyami Safa ve kimler kimler.. Hem edebiyat şöleni hem tarih şöleni nerden tutsanız okunabilir bir kitap. Başrolümüz Harika, hep başkalarının gözünden okuyoruz ve sonra sonra kendini keşfedişini okuyoruz. Her yeni keşfedişte başka bir kimliğe bürünmüş haliyle. Böyle böyle buluyordur belki de gerçek harikayı,annesi Melek Hanıma inat. (Tanıdık hikayeler) Çünkü yaşadığı çağın çok ilerisindedir Harika. Çok güçlü bir kurguya sahip olduğu için çoğu yerde gerçek mi diye düşündürtmüyor değil tabi. Devamı da gelecekmiş sanki. Harika’nın hikayesi bitmemeliydi tabi …
Harika Bir HayatHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20252,657 okunma
9/10
·125 syf.··
2026 7. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2026 15:45
DELİLİĞE ÖVGÜ “Hiçbir şey bilmemek, en mutlu yaşamdır.” Der Erasmus. Kitabı da arkadaşına ithafen yazar. İlk birkaç sayfayı atlatabilirseniz olağan kelimelerle yazıldığını ve gayet açık anlaşılır bir kitap olduğunu göreceksiniz. Azıcık mitoloji bilgi gerektirebilir ama o da halledilebilir zaten. Önüne geleni açık yüreklilikle eleştirir ama en sert eleştiriye de kiliseye yapar. Belki yazılış amacı burda ortaya çıkmıştır. Temel çıkış noktası dünyanın delilik üzerine kurulu olduğu ve delilik olmasaydı çekilmez bir hayatın bizi beklediği olurdu. Neyseki delilik var değil mi… Kadınlar,erkekler, aile, meslekler, alimler,filozoflar, saraylar, krallar ve kilise ve din adamları ve yetmiyor son bölümde tanrının deliğini bile tiye alıyor Erasmus. Herkesi ve her şeyi eleştiriyor tatlı sert. Deliliğin bir tür mutluluk olduğu kanısına varıyor. Bence de haklılık payı var.
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma
Reklam