TATAR ÇÖLÜ
“Ya, aslında yanılıyorsa? Ya, gayet sıradan bir yazgıya sahip sıradan biri olarak yaratılmışsa?”
Hiç yaşanmamış bir hayatın, boşa geçmiş bir ömrün hikayesi…
Biz farkına varmasak da hayat akıp geçiyor. Sadece beklediğimizle kalıyoruz tıpkı Drogo gibi.
Sınır kalesine asker olarak gönderilen ve hiç gelmeyecek olan o savaşı bekleyen ve ömrü beklemekle geçen Drogonun hikayesi. (Bu beklemeler tanıdık geliyor bir yerlerden ama konu Drogo tabi. )
Yıllar geçer ama o savaş gelmez. Bununla birlikte gençliği, hayalleri, sağlığı da elinden kayar gider tabi.
Bir bekleyiş bir sürü kayıplara yol açar ama bunun farkında olmaz insan çoğu zaman. Farkında olanlar kazanıyor ya zaten bu hayatı.
Durağan ilerleyip giderek ağırlaşan bir ritimde ilerliyor kitap ve bu bazı okuyuculara sıkıcı gelebilir ama benim hoşuma giden bir kitap oldu.
Umut, bekleyiş, hayal kırıklığı ve ölüm çizgisi üzerine kurulu bir kitap Drogo’nun hikayesi… kitap bitince bu çizgi üzerindeki yeri sorgulayıp değiştirme gayreti de aşılamış bazı kesimlere.