SULTANI ÖLDÜRMEK
"Hangi insan evladı yirmi bir yıl bir kadını bekler?Mesleğini, dostlarını, ailesini, gençliğini, heyecanlarını, umutlarını askıya alıp..Hemde hiç bir açıklama yapmadan çekip giden bir kadın için...Üstelik hiçbir umut ışığı yokken..."
Bir Ahmet Ümit polisiyesi daha. Ama bu kez başkomser Nevzat ve ekibi biraz arka planda. Fatih’in gölgesinde kalmışlar.
İki ayrı dönem iki ayrı cinayet. Yine katili bulamadım ama kurgu iyiydi. Osmanlı’daki cinayete odaklandım heralde ondan bulamayışım.
Yıllar sonra beklediği birini görme heyecanıyla gidip kendini bir cinayetin ortasında bulan Müştak’ın hikayesini okuyoruz. Ve geçişlerde tarih yolculuğu yapıyoruz. Ahmet Ümit’in bu olayını çok seviyorum illa bir yerlerden bi şey katacak bize. Bu sevmediğiniz tarihi olaylar bile olabilir ama okurken gerçekten keyifli bir okuma garantisi veriyor.
Sultanı ÖldürmekAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202124,6bin okunma
HARİKA BİR HAYAT
“Zaten öyle ya da böyle, sonunda hep hayal kırıklığına uğramamış mıydı?”
Harika, H.Kara, H.Ak gibi kimliklerle her an yeni bir Harika’yla karşılaşabiliyoruz bu kitapta.
Kurgu ile gerçeğin iç içte olduğu, kişiler ve olayların hem gerçek hem de hayal ürünü olduğu bir eser. Hem biyografik hem de toplumsal bir roman. Yani çok farklı, sürükleyici, etkileyici, bilgi yüklemeli, hayret etmeli ve belki de kendinden bi şeyler bulmalı bir kitap.
1919 … İstanbul’un işgali.. Savaş yılları… Cumhuriyet Dönemi… Harika,annesi, Kamuran Bey ve Yahya Kemal, Nazım Hikmet,Suat Derviş, Peyami Safa ve kimler kimler..
Hem edebiyat şöleni hem tarih şöleni nerden tutsanız okunabilir bir kitap.
Başrolümüz Harika, hep başkalarının gözünden okuyoruz ve sonra sonra kendini keşfedişini okuyoruz. Her yeni keşfedişte başka bir kimliğe bürünmüş haliyle. Böyle böyle buluyordur belki de gerçek harikayı,annesi Melek Hanıma inat. (Tanıdık hikayeler) Çünkü yaşadığı çağın çok ilerisindedir Harika.
Çok güçlü bir kurguya sahip olduğu için çoğu yerde gerçek mi diye düşündürtmüyor değil tabi.
Devamı da gelecekmiş sanki. Harika’nın hikayesi bitmemeliydi tabi …
Harika Bir HayatHikmet Hükümenoğlu · Can Yayınları · 20252,676 okunma
DELİLİĞE ÖVGÜ
“Hiçbir şey bilmemek, en mutlu yaşamdır.”
Der Erasmus. Kitabı da arkadaşına ithafen yazar. İlk birkaç sayfayı atlatabilirseniz olağan kelimelerle yazıldığını ve gayet açık anlaşılır bir kitap olduğunu göreceksiniz. Azıcık mitoloji bilgi gerektirebilir ama o da halledilebilir zaten.
Önüne geleni açık yüreklilikle eleştirir ama en sert eleştiriye de kiliseye yapar. Belki yazılış amacı burda ortaya çıkmıştır.
Temel çıkış noktası dünyanın delilik üzerine kurulu olduğu ve delilik olmasaydı çekilmez bir hayatın bizi beklediği olurdu. Neyseki delilik var değil mi…
Kadınlar,erkekler, aile, meslekler, alimler,filozoflar, saraylar, krallar ve kilise ve din adamları ve yetmiyor son bölümde tanrının deliğini bile tiye alıyor Erasmus. Herkesi ve her şeyi eleştiriyor tatlı sert.
Deliliğin bir tür mutluluk olduğu kanısına varıyor. Bence de haklılık payı var.
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma