GAZAP ÜZÜMLERİ
“ama insan yine de iyi insan olur isterse…”
Hiç bitmeyen bir ümitsizlik içinde okunan bir kitap. Joad ailesiyle birlikte bir hayata yeni bir hayata ulaşmak için uzun ve de oldukça yorucu bir yolculuğa çıkıyoruz.
Yeni bir hayata başlayacakken daha yolun başında verilen kayıplar, yaşanan acılar huzursuzluğu yüklüyor içimize, sırtımıza da yüklüyor insanlığın yüz karasını halini, biraz da vicdanımız varsa ya da kaldıysa hala üzülmemize ah vah etmemize yol açıyor ama sadece bununla kalıyor her zaman olduğu gibi. Üzülüp geçiyoruz hep yaptığımız gibi.
Biz umutsuzluk içinde okurken neyseki Joad ailesinin umudu var da yarına atıyor onları. Hep yeni bir iş yeni bir yurt bulma ümidiyle dayanmaya çalışıyorlar. Bakalım nereye kadar sürecek tabi.
Sanayileşmeyle birlikte baş gösteren ekonomik buhran ve kapitalizmi buram buram hissedebileceğimiz, yine hep her şeyin an acısını ve ağırını yaşayan işçi sınıfının dramını okuyoruz.
Bir insanın, bir ailenin,bir topluluğun başına neler gelebiliri an açık ve en gerçek haliyle kaleme almış yazar. Ve de tabiki yasaklamış bir kitap.
Yüreğiniz kaldırmasa bile okunacak kitaplardan…