Kendi düşüncelerininin aleminde yalnız yaşamaya alışmıştı. İç hayatı olmayan insanlar gibi durmadan etrafında konuşulacak, dertlesilecek insan aramaya ihtiyacı yoktu.
İstanbul'un hali başkadır. Orada kimse kimsenin farkında değildir. Ayaklara dolaşmamak şartıyla bir duvar kenarına upuzun yatarak ölmeye kalksan kimse, "Ne yapıyorsunuz?" Diye sormaz.