“Pekâlâ, şimdi bakın… hmm… anladığım kadarıyla… hatta kesinlikle öyle…çok kötü bir hastalığa, frengiye yakalanmışsınız,” dedim çekinerek.
Adamın ödü kopacak sanmıştım. Fakat zerre gerilmiş, korkmuş değildi.
Hayır. Asla, uykuya dalarken bile olsa artık beni hiçbir şey şaşırtamaz demeyeceğim böbürlenerek. Hayır. Bir yıl geçti, yeni bir yıl daha geçecek ve bu de geçen yıl gibi bir yığın sürprizle dolu olacak. Demek ki öğrenmeye boyun eğmek gerekiyormuş.