"Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar uzun gelirken, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar geçip gider. Zamanın bu garip kısalığı ve uzunluğu, o saat içinde yaşanan olaylara bağlıdır.
Çünkü zaman, yaşamın kendisidir. Ve yaşamın yeri yürektir."
"Ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.”
Günün anlam ve önemine ithafen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun büyük bir saygı ve sonsuz bir vefa ile 🇹🇷♥️
Ve bitti..
Her kitap, bir insanın hayatına misafir olmak gibidir demişler ya bu sefer de Lamia ve Kenan'a misafir oldum onların hafif esintili yaz aşkı ile başlayan hislerini, acılarını, yalnızlıklarını ve Bozcaada'yı oradaki Kerem'i, Şem'i Dede'yi sanki yakınımdalar gibi hissettim..
Ah Kenan aklın başına daha önce gelseydi dudaktan kalbe inmeyecek diye diye buruk hazin bir aşk olarak kaldı Kenan'ın bu halleri sonunun böyle olacağını hissettiriyordu, Lamiaya gelince keşke Kenan'ı, önce kafasında yazdığı aşk hikayesinin kahramanını sonra aşık olduğu o adamı görünce ne hissettiğini okuyabilseydik.
Ah Lamia ah kınalı yapıncak böyle bir dönem de tek başına bir kadın olarak karnında bebeğin ile az çekmedi. Onu son kez görmemiş olsaydı ona olan tüm hislerini onun tabiri ile "hastalığının" geçtiğini daha geç fark edecekti belki de Vedat'a ve kendine yeni bir şans vermeyecekti. Bu arada Dudaktan Kalbe'yi Çalıkuşu'na da benzettim fakat sonu da benzesin isterdim keşke Feride de Kamuran'a geri dönmek yerine çektiği o kadar zorluktan sonra artık rahata kavuşan bir öğretmen olabilseydi...