Kitabın(Ecce Homo- Kişi Nasıl Olduğu Kimse Olur) değerlendirmesine başlamadan önce adında yer alan “Ecce Homo“nun ne demek olduğunu araştırdım. Araştırmalarımın sonucunda Ecce Homo’nun bir hikayesi olduğunu öğrendim. Hikayeyi özetlemek gerekirse; İsa çeşitli suçlamalarla yargılanmak üzere Pontius Pilate’nin karşısında getirilmiş. Yargılama sonucunda Pontius Pilate İsa’yı suçsuz bulmuş. Pontius Pilate İsa’yı halkın karşısına çıkararak “ECCE HOMO!“ yani “İşte insan! İşte bahsi geçen günahkar, suçlu olduğunu düşündüğünüz adam.“ anlamına gelen sözleri söyleyerek halka suçsuz olduğunu anlatmış. Ancak halk tatmin olmamış, tepki göstermiş ve bunun karşısında çaresiz kalan Pontius Pilate İsa’nın çarmıha gerilmesi kararını vermiş.
Kitaba gelirsek; kitap Nietzche’nin kendisini, yaşantılarını, kişiliğini, kariyerini, kısacası hayatını anlattığı otobiyografik bir kitap. Nietzsche’nin son eseri olan bu kitap, yazılışından 10 yıl sonra basılmış ve okurlarıyla buluşmuş. Öncelikle kitap okunurken o dönemin şartları düşünülmeli ki yanlış kanılara varılmasın. Ecce Homo’nun Nietzsche’nin tüm eserleri okunduktan sonra tekrar okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda Ecce Homo; üzerinde düşünülmesi, her kelimesinin incelenmesi gereken bir kitap bence. Dolayısıyla tek solukta okunup anlaşılabilecek, bitirilecek bir kitap değil. Nietzsche’nin söylediği gibi biz(okuyucuları) onu anlamadık, anladığımızı sandık. Kendi düşüncelerimize göre biçimlendirdik onun yazdıklarını.
Nietzsche üstinsanı anlatmaya çalışmış bizlere. Nietzsche üstinsanını anlatırken tam olarak kavradım mı bilmiyorum ama kısaca anladığımı aktarmaya çalışacağım. Üstinsan: Ahlak çerçevesini, dayatılan ahlak kurallarını, toplumun dayattıklarını sorgulayan, araştıran, kendi doğrusunu bulmaya çalışan kişidir.