Şimdii.
İlk kitabı çok çok ÇOK beğendim.Hani elimden düşüremediğim ve yorulup bıraktığım anda "Acaba ne olacak?Kesin şöyle olacak!" diyerekten tekrardan elime yapışan bir kitaptı.
Kurgusu,işlenişi,entrikaları,sen hainsin sen değilsin,güvendim,güvenemedim cart curt diye diye (DİKKAT SPOİLER)sonuyla beraber kendimi ihanete uğramış hissettiğim bir kitaptır kendisi.Açık konuşmak gerekirse Senteria'yı Zirakovdan daha çok sevdim.Zirakov bana daha bir garip geldi,kesinlikle kitabın Senteria'da geçmesinden dolayı değil.Prensleri olsun,Kralı olsun, kraliçesi olsun karakterler ve kitap tahmin ettiğimden gerçekçi olmuş.Hani kanlı canlı görsem şaşırmam.
Onun dışında aralardaki eğlenceli diyaloglar, Vincent ve Kitana arasındaki bazen ponçik bazen de |•^•| sahneler kitabı okunmayı eğlenceli hâle getirmiş.
Ama keşke aşkı bu kadar Kitana'yı güçsüzleştirmeseydi.Keşke Vincent öfkesine yenilmeseydi tarzı düşünceler insanın beynini kemirmiyor değil.Eh onlarda kurgunun ilerlemesi için gerekli olan şeyler.
Bu arada favori sahnem "tanze mit mir" şarkısıyla Vincent ve Kitana'nın dans ettiği sahneydi :).Sanki kendimi o tavernanın içindeymiş gibi hissetmiştim :D
İlk kitaba puanım 10/10.
Her ne kadar sonu kırıcı bitse de o kırıcılık kitabın akılda kalmasını sağlıyor. Okuduğum kraliyet kurguları arasından en gerçekçi ve en zevk aldığım kitaptı.
Evett, bir incelemenin daha sonuna geldik.Herkese iyi günler diliyorum.