Okuduğu sürüyle kitap huzursuzluğunun artmasından başka bir işe yaramamıştı.Her bir kitabın her bir sayfası bilgi âlemine açılan bir gözetleme deliği gibiydi.Bilgiye olan açlığı sanki okuduklarıyla besleniyor ve giderek artıyordu.
Mektubu okumakta olan arkadaşına baktığında masanın üzerindeki kitapları gördü.Açlıktan ölen bir adamın gözleri yiyecek gördüğünde nasıl aniden istekle dolarsa, onun da gözleri öyle hüzünlü bir özlemle doldu.
Asıl acı,kalbi baştan aşağı sancılara boğan,insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi.Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.