Sezai KARAKOÇ üstadın 1976’da ilk baskısını yaptırdığı ‘Diriliş Neslinin Amentüsü’ adlı eser her fırsatta müslümanlığa, hakikata çağrı yapmaktadır.
Evet, her müslümanın okuyup tüylerinin diken diken olmasını gerektiren bir kitap. Tembellikten, batılılaşmaktan, özünü unutmaktan bitap düşmüş müslümanlar için bir sirkelenme aracıdır bu kitap.
"Benim âmentüm, neslimin âmentüsü, sürekli bir otokritiktir. Kendi benliğini ve varlığını, erdem ve takva açısından tartışır. En duyarlı terazilerle tartma demektir kendini bu âmentüyü kabulleniş."
diyor yazar. biz de bu üstada uymalı onun amentüsünü kabul edip sirkelenmeliyiz.
Bizi, diğerlerinden ayrıacak olanı da söylüyor yazar.
"Hesap verme korkusu ve şuuru, âhiret hayatına aday bir hayatı donatım yükümlülüğü bilinci, alınyazısının iradeyi kırmadan hükmünü yürütüşünü ilâhî kaynaktan alışının idraki, iyi ve kötünün bütün nisbiliklerin ötesinde bir temele ve köke bağlı oluşunu unutmayış, insan şahsiyetine, müslümanın şahsiyetine, benim şahsiyetime ölümsüz damgasını vuracaktır. Yahudiden, hıristiyandan, batılı ve doğulu, islâm dışı hayatların insanlarından ayıracaktır beni. "
Bizi Amentümüz ayıracak.!!
Kendi inancını iliklere kadar hissettiren yazar, dirilişin önemini, amentüsünü bu kitapta detaylı bir şekilde ele almıştır. yazara göre diriliş, gerileyeni, duraklayanı tazelemektir. dirilişin olmasını istediği alan müslüman devletlerdir. müslümanların kendini ve yaratıcısını hatırlayıp kabuk değiştirmesi, yeni bir site, diriliş sitesi kurması hakkında cümleler söylemiştir. yalnız bununla da kalmamış olaylara bakış açımızın nasıl olmasına dair de sözler sarfetmiştir. o sözlerden biri ise şu şekildedir
"Sadece mücerret hakikatı araştırmakla vetinmem. Tarihin sırlarını da kurcalarım. Peşin hükümlerden mümkün mertebe kaçınmaya