Öylesine bir okur

📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·416 syf.··
2026 26. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Mayıs 2026 20:34
"Kendim değil de şu vızıldayıp duran sinek olabilseydim keşke... " (S.327) Sanırım okuduğum Llosa kitapları içinde en Llosa olmayan kitaplarından biriydi. Kitap aslında Don Rigoberto'nun Not Defteri, Üvey Anneye Övgü, And Dağlarında Terör ve Palomino Molero'yu Kim Öldürdü romanlarındaki karakterlerden oluşturulmuş. Zaten mesela Don Rigoberto bu kitaptaki en önemli karakterlerden biriydi. Kitabın kapağında Llosa yazmasa, kör bir okuma yapsam kitabı Llosa yazmış demezdim :)) Çok kötü değil ama Llosa'nın kendi klasmanının altında kalmış bir kitap bana göre. Biribirinden bağımsız 2 polisiye olay ilerliyor. Bir bölümde birini, diğerinde ötekine dair gelişmeleri okuyoruz. İki hikayenin birbirine bir yerde bağlanacağı şüphesiz ama bu bağlanmayı sevmedim mesela. Yani çok üstünkörü, genel geçer bir bağlantı kurulmuş gibi hissettim. Bazı daha derinden tanımak istediğim karakterler de yüzeysel geldi. Tabi kısmen heyecanlı bir kitap, bir şekilde okunuyor ama Llosa çok daha iyi eserler ortaya koyan bir isim. Yine de ilgilisine tavsiyemdir. Bayılmadım da nefret de etmedim. Sadece yazarın çıtasının altında. Keyifli okumalar dilerim.
Ketum KahramanMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 201997 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
7 günde okudu
·
2026 26. kitabı
Mario Vargas Llosa
8.2/10 · 97 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 18:48
Günümüzün dindar okumaları sağlık ve iyi yaşam üzerine yoğunlaşıyor. Danışma merkezleri günah çıkarma odalarının,uzmanlar ise din adamlarının ve peygamberlerin yerini aldı." (S.30) Öncelikle bu cümleye şapka çıkarıyorum. Hatta burada bahsedilen kendini din adamı/peygamber sanma hezeyanının daha da ileri bir boyutta yargılayan,hüküm veren sonra da doğrudan infaza geçen bir şekle büründüğüne inanıyorum. Gelelim kitabın bütününe! Asla yazarın nereye varmaya çabaladığını anlayamadım :)) Bir hekim olarak bilimi mi savunuyor yoksa başka şeylerden yana mıydı bir türlü çözemedim. Mesela bir yerde "Her şey, bilim yüksek mahkemesi hazretleri adına bildirilir. Bilim der ki, bilim vaat eder ki..." diye eleştiriyor. Sonra "Bilim, hiç şüphesiz doğrulanmış bilgiyi ortaya koyabilir ve koymalı,ancak tedbiri de elden bırakmamalı" diyor. O zaman yazarın bir sıkıntısı olduğu hissi uyanıyor ama bunu çok da açık etmiyor. Biyoloji diyor,kültür diyor ama netlik yok :) Nokta atışı çok güzel saptamalar var fakat bütünde bana hissettirdiği nereye varmak istediğini bir türlü anlatamayan bir kıvranma oldu. "Dur gitme,hemen pes etme" gibi cümlelerle kitabın başındayken sizi tutmaya çalışıyor. Sonra bir karın ağrısı başlıyor ama derdi mi derman, dermanı mı dert bilemiyorsunuz :) Bence mükemmel bir çeviri olmuş. Kitabın ruhunu Gonca Hanım'ın tastamam verdiğine inanıyorum. Gelin görün ki yazar biraz değişik bir doktor :) İlgilisine tavsiye edebileceğim bir kitap. Herkesin zevk alacağını düşünmüyorum. Belki de korkmak yerine tartışmaları göğüslemek ve düşünce fırtınalarına izin vermek daha doğru olurdu. Keyifli okumalar dilerim. Çeviri için teşekkürler @goncatanakol
Beden KonuştuğundaArturo Goicoechea · Say Yayınları · 20262 okunma