İnsanlar arasında var olabilecek krallıkların en mükemmeline, sadece ve sadece iyi yönetilmiş bir ahlaki eğitimle ve iyi seçilmiş eserleri okumakla ulaşılabilir.
Gene de kalplerimizin ta derinliklerinde asil bir duygu duyabiliyoruz. Bu asil duyguyu kendi işimizde, kendi mücadelemizde, hatta küçücük bir hata yüzünden hiddete kapıldığımız özel hayatımızdaki yerli yersiz sevgilerimizde ortaya koyarız da, herkesi ilgilendiren son derece yaygın bir hata karşısında kılımız bile kıpırdamaz.
İdare edilen milletler, sanki kralın şahsi malıymış gibi düşünülüyor; millet sanki satın alınabilen veya satılabilen bir malmış gibi görülüyor veya etinden ve yününden yalnızca kralın faydalandığı bir koyun sürüsüymüş gibi kabul ediliyor.
Eylül, gülleri soldurarak
Duyurdu bu yıl da kendini
Böyle olacağını bile bile
Şaşırttı bizi yine de
Daha bir demet kır çiçeği
Alıp koyamadık vazoya
Günler mi unutturdu bize sevinci
Yoksa aşındırdık mı kimi duyguları
Şöyle bir akşam
Söyleşemedik dostlarla
Erkenden kapandı perdeler
Yorgun muydu çocuklar da
Her gün yağmalanan
Talan edilen sevincimiz
Kurudu galiba büsbütün
Su yürümüyor dallara...