Tarihe damgasını vuran olayları işlediği için tüylerinizi ürpertecek nitelikte bir eser. İnsanların zalimliklerini ve aşkın gücünü çok etkileyici bir biçimde ele almış.
Uzun zamandır okumak istediğim, okuduktan sonra da keşke daha önce okusaydım dediğim muhteşem bir kitap. Kendi halinde bir denizci olan Martin'in serüveni, üst tabakadan bir kıza aşık olmasıyla başlıyor. Aşkı uğruna yapıyor her şeyi; Çok büyük hayaller kuruyor, sayısız başarısızlığa uğruyor, kimse ona inanmıyor, aşkını kaybediyor ve her şey bitti dediği yer, aslında hayaline kavuştuğu yer oluyor. Büyük hayalini gerçekleştiriyor ama bu onu hiç mutlu etmiyor; aksine kendine ve dünyaya yabancılaşıyor, hiçbir kesime ait hissetmiyor kendini. İnsanların iki yüzlülüğünü deneyimliyor ve sahip olduğu her şey, o büyük aşkı bile, boş geliyor ona. Aslında bir zamanlar onu mutluluktan sarhoş eden aşk, sonunu getiriyor Martin Eden'in.
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2017135,1bin okunma
Çocukluk travmalarının insanın peşini hiçbir zaman bırakmadığını çok güzel vurguluyor eser. Tahminimce kendisi sevgi görmediği için oğluna da sevgi göstermeyen, onu her durumda aşağılayan ve ezik gören, ona hayatı boyunca iyileştiremediği derin yaralar bırakan bir baba Franz Kafka'nın babası. Çocuklukluğunda olduğu gibi oğluna yetişkinlikte de her konuda engel olan ve onun bütün başarısızlıklarının tek kahramanı bir baba. Bütün bunlara rağmen Kafka, tam manasıyla suçlamıyor babasını, suçlayamıyor. Belki de kendisini hayatı boyunca suçlu gördüğü için hayattaki tek suç işleyenin kendisi olduğunu sanıyor. Üstelik elle tutulur hiçbir suçu yokken. Kafka içinde tutamadığı çocukluk ve yetişkinlik travmalarını, hayatında doğru düzgün sağlıklı iletişim kuramadığı babasına mektup yoluyla anlatıyor bu kitabında ama ne yazık ki çok geniş bir kitleye ulaşan bu kitap asıl ulaşması gereken kişiye asla ulaşmıyor.
Babaya MektupFranz Kafka · Panama Yayıncılık · 201754bin okunma