"Artık kendime dayanamıyorum." zihnimde tekrarlanıp duran düşünce buydu. Sonra birden bunun ne kadar garip bir düşünce olduğunu fark ettim. "Ben bir miyim, yoksa iki mi? Eğer ben kendime dayanamıyorsan, o halde ben iki kişi olmalıyım: 'ben' ve dayanamadığım 'kendim' " belki, " diye düşündüm.
Ama hiçbir yere kök salamamıştı. Etrafındakilere memnun edecek kadar uyum sağlamış ama kendisi tatmin olamamıştı. Her zaman bir huzursuzluk hissiyle altüst olmuş, daima ötelerden gelen bir çağrıyı duymuş, kitapları, sanatı ve aşkı bulduğu ana kadar hep dolaşmış ve aramıştı.