Mirhan Çınar

Mirhan Çınar
@Mirhann_
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Karanlık denizlerin üzerinde, fırtınalı lodos rüzgârlarıyla kabaran dalgaları aşarak, gürültüler arasında yoluna giden insan", "Toprağı, bu ebedî ve yorgunluk bilmeyen Tanrı'yı bile yoran, kuvvetli atların çektiği sapanı dolaştırarak her sene onun bağrını alt üst eden insan", "Şu çok bilmiş, insan, gamsız kuş sürülerini, ormandaki yırtıcı hayvanları, denizdeki türlü mahlûkları ipten örülmüş ağlarla tuzağa düşüren insan"
Sayfa 190 - Sophokles·Kitabı okuyor
Alıntı
Nerede bir ahlâk buhranı varsa orada bir millî iman ve bir millî ideal buhranı vardır. Neye inanacaklarını şaşırmış nesiller, hayatın illetini de, gayesini de yine hayatın illetini de, gayesini de yine hayatın içinde aramaktan ve gününü gün etmeye çalışarak yalnız kendi keyifleri için yaşamaktan başka bir varlık felsefesine inanmaz olurlar. O memleketlerde ispirto, su gibi içilir; zina, bütün zekâ ve estetik zevklerini bastıran hâkim ve üstün bir heyecan kışkırtıcısı haline gelir; kumar, her zengin evinde yeşil çuhasıyla postu serer; kadınlar arasında elmas ve süs yarışı alabildiğine kızışır, müthiş kıtlık günlerinde -bile!- eğlence yerleri dolup taşar; iltimas, rüşvet, hırsızlık, suistimal resmî ve hususî hayatta -argoyu mazur görünüz- gırla gider.
Sayfa 185·Kitabı okuyor
Alıntı
İnsanlık, hakikatin insan diliyle ifade olunamayacağı hakikatini bilseydi ne kadar zaman ve emek tasarruf etmiş olur ve ne kadar ağır ıstırap yüklerinden kurtulurdu. O zaman insanlar hakikate tam bir surette sahip olduklarını tasavvur etmekten vazgeçerlerdi; kendi hakikatlerini kabul ettirmek için başkalarını zorlamazlar ve onların da başka bir istikametten, şahsî bir yoldan kendileri gibi hakikate yaklaştıklarını anlarlardı. Eğer insanlar, hakikate kimsenin sahip olmadığını, fakat herkesin kendi tarzına göre onun peşinde olduğunu anlasalardı, nice fikir münakaşalarına, din kavgalarına, başkasının düşüncesine karşı gösterilen şiddete lüzum kalmazdı.
Sayfa 181 - Ouspensky·Kitabı okuyor
Alıntı