Tarzlardaki farklılığın hiçbir anlam ifade etmediği ,hem halktan hem yüksek sosyeteden kimi cahiller hariç , insanları yaklaştıran şey, fikirlerin ortak oluşu değil ,anlayışların akraba oluşudur.
“ İstemek”, dedi ölçülü bir sesle ,“ilginç bir sözcüktür . Yoksunluğu anlatır. Bazen o boşluğu başka bir şeyle doldururuz ve ilk baştaki istek bütünüyle kaybolur. Belki de senin sorunun istemek değil ,yoksun olmak. Belki de cidden yaşamak istediğin bir hayat var.”
“Öl ve sonra kendi küllerinin arasından yeniden doğ! deseler, hiç tereddüt etmeden ölür insan. Keşke insanın yüreğinde böyle bir ışık yansa da ruhunu aydınlatsa, serbest ve sağlıklı olarak en yüce duygularla kaygısızca düşünebilse..."