“ mevsimlik işçiden ömürlük aşk “
6. BÖLÜM - YENİ BİR HAYAT BAŞLIYOR
Otobüs Ordu’dan hareket ettiğinde sabah yeni ağarıyordu. Deniz, yol boyunca bir yanda akıp gidiyor, diğer yanda yemyeşil yamaçlar göğe yükseliyordu. Şırnak’ın tozlu yollarından sonra bu manzara, başka bir ülkedeymiş gibi hissettiriyordu.
Giresun’a doğru ilerlerken Doğu’nun gözleri hiç görmediği köyleri, ilçeleri, tabelaları tarıyordu: Piraziz… Bulancak… Tirebolu… Görele… Her biri ona yeni bir isim gibi geliyordu. İçinden “Bu ne kadar farklı bir yer ya…” dedi. Birbirinden uzak yeşillik içinde evler, serin mavi deniz, gri bulutlar. Hepsi ayrı bir güzellikti.
Trabzon’a yaklaşırken otobüs iyice kalabalıklaştı, uyuyan yolcu hiç yoktu. Sahil boyunca dizilmiş evler, dükkânlar, camiler uzayıp gidiyordu. Denizle dağ arasında sıkışmış bu şehir, Doğu’ya sanki bir resmin içine sıkışmış gibi görünüyordu.
Otobüs Trabzon şehir merkezine girerken trafik biraz sıkıştı. Şehir kalabalıktı, ama her şey bir düzen içindeydi. Doğu, pencerenin buğusunu kolunun tersiyle silip dışarı baktı. Deniz hâlâ görünüyordu ama araya kat kat binalar, tabelalar, ışıklar girmişti.
Otogarın geniş demir kapısından içeri girdiler. Sağlı sollu otobüsler sıralanmıştı. Bazıları kalkışa hazırlanıyor, bazıları motorunu yeni kapatmış, inen yolcular telaşla valizlerini arıyordu. Birkaç kişi, kapıya yönelmeden önce arkalarına dönüp otobüsün içindekilere kısa bir göz attı.
Şoför, mikrofondan seslendi:
“Trabzon son durak olanlar eşyalarını unutmasın. Kısa bir bekleme, ardından Maçka’ya devam edeceğiz.”
Otobüsten üç dört kişi indi. İnenlerin bazıları gençti, çantalarını sırtlamış, başlarını kaldırmadan yürüyordu. Yağmur yeni kesilmişti, otogarın zeminindeki su birikintileri yere düşen her adımı yankı yapar gibi çoğaltıyordu.
Doğu, bir yandan