Ashab-ı Kirâm'dan Kur'ân-ı Kerim'i ezberlemiş olanlara "Kurra" denilirdi. Bazıları dahi Kur'ân-ı Kerim sûrelerini ve âyet-i kerimelerini aynı ayrı olarak deriler ve tahtalar üzerine yazmışlardı.
Yemame harbinde pek çok kurrâ şehîd olup Kur'ân hafızları azaldı ve artık Kur'ân-ı Kerîm'in toplanmasına lüzum görüldü.
Binaenaleyh Hazret-i Ömer'in ihtarı üzerine Halifenin emriyle vahiy kâtiblerinden ve Sahabilerin fakihlerinden Zeyd bin Sabit el-Ensari radıyallahu anh Hazretleri, Hicretin on ikinci senesi başlarında gayret sarfederek Kur'ân-ı Kerim'i sahife sahife topladı. Tamamına "Mushaf" denildi ve Halifenin yanında muhafaza edildi. Ondan sonra Hazret-i Ömer'in yanında ve onun da vefatından sonra Müminlerin annesi Hafsa radıyallahu anhâ Hazretlerinin hanesinde muhafaza edilmiştir.
Bu sırada şehîdlerin efendisi Hazret-i Hamza radıyallahu anhın katili olan Vahşi (r.a.), Hazret-i Hamza'yı şehid ettiği harbe ile Müseylimetü'l-Kezzab'ı öldürdü. Kavga da bitti.
...
Bir ay sonra, Hicrî 11 senesinin Ramazân-ı şerif ayının üçüncü Salı gecesi de (Aralık 632) Hazret-i Fâtıma dünyadan âhirete göçtü. Altı aydan beri hasret çekmekte olduğu muhterem babasına kavuştu. Ale'n-Nebiyyi ve âlihi's-salâtü ve's-selam.
Hazret-i Fâtıma'nın Hazret-i Ali'den Hasan, Hüseyin ve Muhassin isimli oğulları ve Ümmü Külsüm ve Zeyneb isimli kızları olup Muhassin küçük iken vefat etmiş, diğerleri hayatta kalmıştır. Bârekâllahu aleyhim.
Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Hazretlerinden sonra Hazret-i Fâtıma'dan başka evlâdı kalmayıp Peygamberimiz'in nesli, iki mükerrem torunları "Hasan ve Hüseyin" Hazretlerinden devam etmiştir. Radıyallahu anhumâ.