Bir ay sonra, Hazret-i Ebûbekir (r.a.), minbere çıkıp hutbe okurken:
"Ey insanlar! Benden başka bir zatın bu işe geçmesini arzu etmekteyim. Eğer siz, beni tamamen Peygamberinizin yolunda tutarsanız ben, ona muktedir değilim. Zira o, şeytandan korunmuş idi ve ona gökten vahiy gelirdi" diye acziyetini ve kusurunu itiraf etmiştir. Böyle zâtların kalblerinde dünya sevgisi bulunur mu? Böyle zâtlara sû-i zan olunur mu?
"Yeşilsoğan" bitişik, "Kuru soğan" ise ayrı yazılır. Belki de bu iki kelime bizlere şu mesajı veriyordur:
Soğan bile kuruduğunda ayrılırken, sevgisiz kalan kalp, nasıl kuruyup da kırılmasın ve ayrılmasın?