M.

M.
@Misraibercestee
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya!
Kesinlikle!
Onların hallerini muhakeme, sonra gelenlerin haddi değildir. İslâm çağlarının en hayırlısı sahabe zamanıdır. Onların hepsi hidayet yıldızlarıdır. Kur'ân-ı Kerîm'in tefsiri onlardan öğrenildi. Bunca hâdis-i şerifler onlardan işitildi. Dînin hükümleri onlardan alındı. Onlardan öğrendiğimiz din kaidelerini ele alıp da onların hareketlerini muhakeme etmek bizim haddimize mi?
Sayfa 27
Din
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
O zaman, Ebûbekr-i Sıddîk Hazretleri, Hazret-i Ali'ye hitaben: "Sen, bizim yanımızda muhteremsin. Hiddetli halinde Allah'tan korkar, rıza halinde de rica edersin. Ne mutlu, o kişiye ki, Allah'ın ihsan ettiği fazilet ile iktifa eyler." demiş.
Sayfa 27
Din
"Doğrusu Ebubekir, herkesin bildiği üzere aziz ve muhterem bir zâttır. Hilâfete kuvvet ve başka bir yol ile nail olmadı. Vallahi o, nazlandı. Hilafet, ona meftun oldu. O, çekindi. Hilafet, ona sarıldı. Bu bir hediye ve lütuftur ki, Cenâb-ı Hakk, ona ihsan buyurdu ve bir nimettir ki şükrünü Allahu Teâlâ, ona vacib kıldı. Onun emaretiyle bu ümmet dahi Allah'ın lütfuna mazhar oldu. Resûlullah'ın hayatında dahi bu saadet, onun başında dolaştı. Lakin o, buna iltifat etmez ve vaktini gözetmezdi. Allahu Teâlâ mahlûkatını en iyi bilir ve kullarına çok merhametlidir. Haklarında hayırlısını verir. Ebûbekr-i Sıddîk, dâima Resûl-i Ekrem'in sırlarını paylaştığı mahremi, keder ve hüzün ortağı idi. Mü'minler, onu bilerek burada ittifak etmişlerdir. Şimdi sana bu gün hayırlı ve yarın faydalı olana gel."
Sayfa 26
Din
Resûl-i Ekrem'in vefatı, herkese dehşet verdiği sırada Hazret-i Ömerü'l-Fârûk dahi hayret içinde olup Hazret-i Ebû Ubeyde ibn-i Cerrah'a varıp "Elini uzat. Sana bîat edeyim. Zira Resûlullah'ın buyurduğu üzere sen bu ümmetin eminisin" dediğinde Ebû Ubeyde: "Ya Ömer! Senin İslam'a geldiğin zamandan beri böyle bir zayıf tercihini görmedim. İçinizde Sıddîk ve mağarada ikinin ikincisi var iken bana nasıl bîat eylersin?" diye Hazret-i Ömer'i ikaz etmişti. Şu hale göre herkesin fikirlerine müracaat olunduğu takdirde Hazret-i Ebûbekr-i Sıddık'ın hilâfete seçileceği âşikârdı.
Sayfa 24
Din
"Ashab-ı Kirâm, hikmet ve târih okumamışlardı. Bu türlü ince meseleleri nasıl düşünebilirlerdi?" denilmesin. Çünkü onlar bu bilgileri, ilim ve hikmet madeni olan Peygamber Efendimiz'den (s.a.v.) almışlardı. Bu gibi incelikleri herkesten daha iyi bilirlerdi.
Sayfa 23
Din