M.

M.
@Misraibercestee
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya!
Hadi gel deyince özge bir sultan Sükûna ermenin vaktidir, dinle Haykırır kalbinin tenhasında can Hem sen onunlasın, hem o seninle
Sayfa 131·Kitabı okudu
Şiir
Reklam
An gelip aradan kalkınca perde Mekânın gözleri zamanda kalır
Sayfa 133·Kitabı okudu
Şiir
Ürkek ve yıpranmış bir nehir gibi Yıllar var ki, derinden akıyorum Karanlığın kanatları vuruyor En ateşli sahiline ömrümün Bırakacak neyim kaldı dünyadan Ruhum mecnun, kalbim yorgun, gönlüm su Aldatıyor beni bu yâr uykusu Alev alev kendimi yakıyorum Sana ellerimi bırakıyorum
Sayfa 132·Kitabı okudu
Şiir
İçlerinde biraz gökyüzü, biraz toprak Çizgilerinde meyve ağaçları bütün mevsimlerin Sana ellerimi bırakıyorum Ansızın avuçlarında unutarak
Sayfa 131·Kitabı okudu
Şiir
Hz. Sıddîk ise: "Ben, Resûlullah'dan (s.a.v.) bir şey işittim ve hâlâ unutmadım. 'Allâhü Teâlâ, bir peygamberin ruhunu ancak defnolunmasını istediği yerde alır', diye buyurdu. Onu döşeğinin olduğu yerde defnediniz" dedi. Hazret-i Âişe'nin hanesinde, üzerinde âhirete intikal ettiği döşeği kaldırıldı ve yeri kazıldı, bir lâhid yapıldı ki, hâlâ Ravza-i Mutahhara denilen mübarek mahaldir. Bu lâhdi yapan Ensar'dan Ebû Talha hazretleridir. Yıkanacağı vakit de elbiselerini çıkarıp çıkarmamak hususunda sahabiler arasında ihtilâf olundu. Bu sırada onlara Allah tarafından uyku geldi. "Onu esvabı üzerinde iken gaslediniz" diye bir söz işitildi, söyleyen bilinemedi, fakat öylece amel olundu.
Sayfa 29
Din
Reklam