...
Bir çözülmez bilmece;
Hep sayı, harf ve hece...
Peçe üstünde peçe...
Böyle aynı noktanın
Üstünde saatlerce,
Benliğime eğilsem,
Sabah, akşam ve gece,
Ortasında odanın,
Karanlıkla çevrilsem.
Bir çözülmez bilmece;
Hep sayı, harf ve hece...
İçinden bu kafanın,
Fâni dünyayı silsem.
Dünyalar nice nice;
Yavaşça ölebilsem,
Yeni baştan dirilsem,
Duysam, görsem ve bilsem!
Ne ileri, ne geri,
Ne geri, ne ileri!..
Necip Fazıl Kısakürek
Sen nûr kandillerinin fitillerini
Kanıyla tutuşturacak kadar mü'min
Sen yeraltı denizlerinden
Sürgün gemileri çekip çıkaran
Kahramanlardan alırsın
Yılkı atlarının menzillerini
Sen benim vazgeçemediğim
Geceleyin esen seher yelimsin
Gençliğimde sırtımı dayadığım
Orta yaşımda gönlümü
Kardeşliği sahralardan aşıran
Mevsimleri paylaştığım elimsin
Seni bazen kanadı kırılmış
Bir çekirgenin başında
Ağlarken bulurum Erzurum Ovası'nda
Bazen ufuklarda dalıp uykuya
Fezanın en mavi çizgilerinden
Bir hasret bakışı havaya, suya