Gökçe

"Çoğu insan ancak bir maske taktığında kendisine bakılmasına tahammül edebilir.İnsanlar,farkında olmadıkları bir anda yakalanır,beklenmedik bir seyircinin bakışını aniden uzerlerinde hissederlerse,mahrem bir şey yapmıyor olsalar bile,çoğunlukla hissettikleri bir utanç ve kaygıdır.İçinde bulunduğumuz sosyal durum bağlı olarak gerekli kişiliği takınabildiğimiz müddetçe kendimizi daha rahat hissederiz."
Sayfa 27·Kitabı okudu
Kültür-Sanat
Reklam

Gökçe

, bir kitap okudu
9/10
·100 syf.·
4 günde okudu
·
2019 6. kitabı
Tomris Uyar
6.7/10 · 802 okunma
"Ne diyordum,evet gençler şöminenin çevresindeler hala.Demin gümüş bir tepside likör dağıtan zenci uşak Beşir'e baktım.Şalvarının üstüne giydiği redingotuyla olduğu kadar,saflığı,katışıksız gülüşüyle de ilgimi çekti.İlk fırsatta yakın dostum İ.H'ya rica edeceğim,bu çocuğu bir Afrikalı köke suretiyle mutena pastanelerimizden birinin gardırobuna oturtsun.Ziya bey de ünlü romanlarından birinde mutlaka kullansın onu."
Edebiyat
Yarın,"8 Mart Dünya Kadınlar Günü". Ortaya çıkışıyla ilgili tam bir netlik olmamasıyla beraber New York'taki Triangle gömlek fabrikasında çıkan yangın ve ardından gelişen olaylar kadın direnişinin ve de dolayısıyla bugünün ortaya çıkışının temeli olarak görülüyor. Binlerce kadın sokağa dökülüyor,sosyal medyada ardı ardına paylaşımlar yapılıyor , kadına şiddete lanet okunuyor.Bir kadın olarak 8 Martın kutlanmasından ya da hemcinsleriminin bir araya gelip hep bir ağızdan dayanışma göstermesinden hiçbir şikayetim yok.Tam aksine farkındalık yaratan günlere elimden geldiğince destek vermeye çalışırım.(Anneler günü,babalar günü vs.gibi uydurulmuş günler hariç tabii.) Ama neden kadın cinayetleri her geçen gün artıyor,iş dünyasında hala kadın yeterince yer bulamıyor,insan hakları kadının varlık gösterebilmesi için yeterli olamayıp hala ayrı bir başlık altında "kadın hakları" tabiriyle mücadele edilmeye çalışılıyor ?.. Cevabı çok da zor değil bu soruların.Sorunları doğru düzgün çözemedik hala da ondan...Kendi hayatınıza dönüp bir bakın özellikle de kullandığınız kelimelere..Öyle kelime deyip de geçmemek lazım dilin çok kuvvetli bir etkisi vardır yaşam üzerinde.Kelimelerimizin azımsanmayacak bir kısmında bilerek ya da bilmeyerek "cinsiyetçilik" yapıyoruz."Kız gibi koşma","Adam gibi yap şu işi", "Kız kısmı bu saatte sokağa çıkmaz." , "Oğlum etek giy sen yeridir." , "Bu ne amk !"... Küfretmeyi zaten marifet sayan bir toplumuz üzerine bir de 'kadın' dan malzeme ediniyoruz. Bazen biz kadınlar acımasızca başka bir kadını yerden yere vuruyoruz.Bizi kısıtlayan erkeği sevdi sayıyoruz,kendi kendimizin kanatlarını kesiyoruz.. Kadın erkek fark etmez hepimiz biriz bu dünyada.Birimizin hayatı diğerininkinden üstün değil.Aşılması gereken çok yol,kat edilmesi gereken meseleler var.Ama biz
1000Kitap
Her cuma,nerede olursa olsun,yabancı bir istasyondan yayımlanan bu müzik programını dinlerdi Yazgülü: "Dikkat sayın dinleyiciler !" dedi bir erkek sesi (saat 9'du)."Bugün geriye kalan günlerinizin ilki olabilir!"
Edebiyat