Şu anda da açıp bakmadı, ama birden şimşek gibi bir şey geçti kafasından: “Artık onun inançları benimde inançlarım olamaz mı? Hiç değilse onun duyguları, hevesleri, gönül akışları?..”
Sayfa 687 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Raskolnikov öfkesinden tırnaklarını kemirerek, “Yalan söylüyor!” diye düşündü. “Ne de kibirli! Bu işi bize iyilik etmek için yaptığını itiraf etmiyor! Ah sizi aşağılık insanlar! Nefret eder gibi seviyorlar… Ah, hepsinden nasıl da tiksiniyorum!”
Sayfa 288 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
“O halde sizde sonsuz ceza anlayışı diye bir şey yok, yanlış mıyım?”
Ellador güldü. Gözleri yıldızlar kadar parlaktı ve şimdi o gözler yaşlarla dolmuştu. Benim adıma öyle üzülüyordu ki.
“Nasıl olabilir ki?” diye sordu, gayet haklı olarak. “Hayatımızda ceza yok, görüyorsun, bu yüzden ölümden sonra da ceza olacağını düşünmüyoruz.”
Sayfa 147 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
“İneğin yavruları yok mu?” diye sordu Somel ciddi ciddi.
“Ah, var tabii, ona da buzağı denir.”
“Hem buzağıya hem size yetecek kadar süt var mı?”
Bu tatlı suratlı üç kadına inekten buzağısını, buzağıdan da kendi gerçek besinini çalan süreci anlatmak biraz zaman aldı ve konuşma bizi et sektörüyle ilgili başka bir tartışmaya götürdü. Suratları bembeyaz bir halde dinlediler ve ardından müsaade isteyip kalktılar.
Sayfa 61 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Asansörden hiç inemeyecekmişim de böyle sonsuza dek şişman ve sessiz adamla burada tıkılı vaziyette, yukarı çıkıp duracakmışız gibi. Cehennem varsa böyle bir şey olmalıydı.