Ömer bin hattab (radıyallahu anh) dedi ki;
"Nefislerinizi insanları zikretmekle meşgul etmeyin, çünkü o beladır. Sizin üzerinize düşen, Allah'ı zikretmektir, çünkü o rahmettir."
İnsanları, kalplerine ledünnî ilimlerin inmesinden ve ruhlarıyla mana âlemine yükselmelerini engelleyen tek şey, Rab’lerine tam anlamıyla kulluğu elde edemeyişleridir. Eğer gerçek kulluğu elde etmiş olsalardı, nefislerinin arzusuna değil, Allah’ın muradına uyarlardı; sadece O’nun istediğini isterler, sadece O’nun hükmünü arzularlardı. Böylece bütün varlıkların bağından kurtulup hürriyetlerine kavuşur, kullukları tek ve yüce olan Allah’a olurdu. Böyle olduklarında da peygamberlerin halifesi olurlar, ruhlarıyla mana âlemine yükselirler, kalplerine hak ile bâtılı ayıran ilimler ilham edilirdi; bulundukları zamanda insanlar için birer uyarıcı olmaları için kendilerine bu şekilde manevi destek verilirdi. Her ümmete bir uyarıcı gönderilmesi konusunda Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur:
“İçlerinde uyarıcı gelmeyen hiçbir ümmet yoktur” (Fâtır 35/24).