Miyawsu

Miyawsu
@Miyawsuu
uykular gazeli
Uyurken iki kişiyim ben bir gözüyle diğerine sevinen Uyku gibi rüya görmedim daha ne kalp ne de dünya gözüynen Uyuyorum işte gör hayalde gör düşte gör uyandırırsan beni bir rüyaya düş de gör Yılan bile dokunmaz ya insana su içerken terk edemez öyleyse kimse kimseyi uyurken Anne sütü tükenir, bitmez uykunun sütü çocuktur herkes uyurken yüzü gözü Işıkla yıkanır gibisin uykuda gözlerin aydın uykulardan uyanıp kaç uykunun sevincine baktın Yıldızlara dokundun, ağaçlara sarıldın, sokakları sevdin gökkuşağı kız kardeşiyse yağmurun, uyku da kardeşin Seni bir uykuda unutsalar aşka benzerdin.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"O'nu seviyorsun ya o yüzden delirdin," dediler "Sadece deliler için vardır hayatın tadı tuzu," dedim.
"Uyumaya çalışıyordu. Doğru mu yanlış mı yapıyordu? Burada uyunabilir miydi? Ölüm her an üzerinize serilebilecekken uyanıklığı bir anlığına bile olsa kenara bırakmak tehlikeli değil miydi? Keman sesini işittiğimde bunları düşünüyordum. Ölülerin canlı bedenlerin üzerine yığıldığı bu karanlık barakada bir keman sesi. Burada, kendi mezarının kenarında keman çalan hangi deliydi? Hayal mi görüyordum? Juliek olmalıydı. (...) Etraf kapkaranlıktı. Yalnızca kemanı duyuyordum. Tellere dokunan arşe, Juliek'in ruhuydu adeta. Hayatını çalıyordu. Tüm hayatı tellerin üzerinde akıyordu. Kaybolmuş tüm umutları. Yanmış geçmişi, sönmüş geleceği. Bir daha asla çalmayacağını çalıyordu... (...) *Spoiler* Ne kadar süre çaldı bilmiyorum. Uykuya yenik düştüm. Gün aydınlanırken uyandığımda karşımda iki büklüm duran Juliek'i fark ettim. Ölmüştü. Hemen yanında insanı allak bullak eden, küçük bir ceset daha yatıyordu. Ayaklar altında ezilmiş, kırık kemanı..."
Sayfa 148·Kitabı okudu
Alıntı