Esra

Danışarak iş yapmak, Allah'ın emri, Müslümanların ve bilhassa herhangi bir işin başında bulunanların, ihmal olunması cinayet sayılacak kadar önemli bir vazifesidir.
Sayfa 168·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Fakat bugün Müslümanları bir kendini bilmezlik, haddini bilmezlik içinde görüyorum. Bu neden ileri geliyor? Cehaletten... Millet hem bilmiyor, düşünmüyor; hem de haddini bilmiyor ve diline hâkim değil. Diline hâkim olmayan, dinine hâkim olamaz.
Sayfa 166·Kitabı okudu
"... Yâ Rabbi, bizim günahımız sebebiyle yağmurunu kesme, diye doya doya bir âmin dedim. Yarın da ağlayarak söyleyeceğim Sıdıka..." İkinci gün, feryâd ü figân ile dua edilirken, dedemin önüne bir cenaze geldi. O anda yağmur da başladı... Dedem ağlar, halk ağlar, koyunlar kuzular meleşir, yağmur yağar... Bir gün önce gür sesiyle âmin diyen Hâfız Ahmed'in cenazesi de dedemin önünde yatar, ıslanır...
Sayfa 156·Kitabı okudu
"Bu dünyada hür kimdir? Allah'a kul olan!.. Oğlum, Allah'a kul olan, nefsin esaretinden, kulların esaretinden kurtulur. Allah'tan gayrı her şey masivadır. Masiva fanîdir. Fanî olandan korkmak, şirktir; şirkin büyüğüdür. Yalnız Allah'tan korkacaksın!..."
Sayfa 149·Kitabı okudu
Ya onların gönül âlemlerinde açılan yaralar, nasıl kapanacak? Bu zulmün sonu, bu millete neye mâl olacak? Bu işleri başımıza kimler açıyor?
Sayfa 127·Kitabı okudu