Esra

"O halde, üç teklerin ilkidir ve bu isimlerden mümkünler ortaya çıkmıştır. Hiçbir mümkün birden var olmamıştır. Her mümkün bir toplamdan/çokluktan meydana gelmiştir. Çokluğun ilki ise üçtür ve tek sayıdır. Böylelikle her mümkün, el-Ferd ismine muhtaçtır. el-Ferd isminin hükmü üçlü olunca var ettiği mümküne üç durum kazandırmıştır ki bunların dikkate alınması zorunludur ve böyle bir durumda onu var edebilir. Toplumun varacağı sayı üçtür ve üç, tek sayıların ilki ve toplamın en azıdır. Bu sayede maksat, onun vasıtasıyla gerçekleşir ve dördüncü bir şeyin kendilerine izafe edilmesi gereksizleşir. Bu nedenle Allah'a ortak koşanın nihai gücü üç olmuş ve 'Allah, üçün üçüncüsüdür.' demiş, üçe ekleme yapmamıştır."
Sayfa 188·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
... duymak, hissetmek demektir. İşitmek demek değildir. Her nedense işitmeyi duymakla karıştırıyoruz. “Beni duyuyormusun?” denildiğinde bu sorunun anlamı “Beni hissediyormusun?” demekki “beni işitiyormusun?” değil. İşitmek ses yoluyla Olur ve duyumlamanın bir çeşididir. Koklamak, tutmak gibi. Ş.Teoman Duralı – Felsefe Bilimin Odağında Metafizik,syf.65,69 ilimcephesi.com/felsefe-bilimin...
"Cahilliğimi bilmen bana yeterlidir. Sen, bir dereceye kadar benim bildiğim gibisin ve bildiğimin ötesindesin."
Sayfa 183·Kitabı okudu
"Bir gün Kurtuba'da şehrin kadısı Ebu'l-Velid İbni Rüşd'ün huzuruna girdim. Halvetimde, Allah'ın bana açmış olduğu şeyleri duyup öğrendiği için benimle karşılaşmak istiyordu. Duyduklarından sonra şaşkınlığını izhar ediyordu. Babamın arkadaşlarından birisi olduğu için babam İbni Rüşd'ün arzusu üzerine benimle bir araya gelsin diye bir vesileyle beni ona gönderdi. O esnada bıyıkları henüz terlememiş bir delikanlıydım. Huzuruna girdiğinde sevgi ve saygıyla beni kucakladı ve şöyle dedi: - Evet! Ben de cevap verdim: - Evet! Söylediğini anladığım için sevinci arttı. Sonra sevincinin sebebinin farkına vardım ve ona "Hayır" dedim. Bunun üzerine üzüldü, rengi değişti ve sahip olduğu şeye karşı kuşku duydu. Bana şöyle dedi: - Keşif ve ilâhî feyizde, işin nasıl olduğunu gördün? Acaba teorik düşüncenin bize verdiği gibi midir? Şöyle cevap verdim: - Evet ve hayır! Evet ve hayır arasında ruhlar maddelerinden, boyunlar bedenlerinden uçar. Bunun üzerine rengi sarardı ve kendisini sıkıntı bastı, bağdaş kurup oturdu ve işaret ettiğim şeyi anladı."
Sayfa 174·Kitabı okudu

Esra

, bir kitap okudu
Puan vermedi·169 syf.·
2 saatte okudu
·
2025 47. kitabı