"Bilmelisin ki Araplar ve onların kullana geldikleri takvim ve zaman anlayışında gece, gündüzden öncedir. Bu, asla göre yapılan bir değerlendirmedir. Zaman yaratıcısı -ki Allah'tır- şöyle buyurur. "Geceden gündüzü çıkartmamız onlara bir örnektir." (Yâsîn, 37) Burada Allah geceyi asıl yapmış, tıpkı koyunun derisinden soyulması gibi, gündüzü ondan çıkartmıştır. Öyleyse ortaya çıkma geceye aittir. Gündüz ise gecede gizlidir. Bu durum, koyunun postunun onun üzerinde bir örtü gibi gözükmesine benzer. Sonunda koyun, o posttan soyulur. Hak da şahâdeti gaybdan, varlığımızı yoktan çıkarttı. Arapların (zaman) bilgisi, (bu yorumla) Arap olmayanlarınkinden üstündür. Çünkü güneş takvimine göre hareket edenler, gündüzü geceye öncelemiştir. Onların ise başka bir âyetle benzerlikleri vardır ki bu âyette Allah "Bir anda onlar karanlıkta kalır." buyurur. Bir anda anlamındaki izâ edatı, şimdiki veya gelecek zamanı gösteren bir edattır. Bir şeyin karanlıkla nitelenmesi, bu âyette gecenin var olmasına bağlıdır. Öyleyse gündüz onun üzerinde bir örtüdür, sonra ondan çıkartılır, yani soyutlanır ve onlar karanlıkta kalır. Başka ifadeyle hükmü karanlık olan gece ortaya çıkar ve insanlar karanlıkta kalır." [I.716.9 ve Eyyâm-ı Şe'n 7]