Esra

"Ey diri olup her an her şeye gücü yeten Allah'ım, rahmetine sığınarak senden bütün işlerimi düzeltmeni, bir an bile beni kendi başıma bırakmamanı dilerim."
Sayfa 935·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Sevgili Peygamberimiz buyuyor ki: "Kim herhangi bir kitapta benim üzerime salâvat getirirse (salâvatı kitaba yazarsa), ismim orada kaldığı sürece melekler o adam için bağışlanma diler."
Sayfa 917·Kitabı okuyor
زمان فترتده یاشادقلری حالده عقل و نظرلريله وحدانيت الهيه يي تصديق ایدنلردر. بونلر اهل جنتدر . [ قس بن ساعده ، عدى بن زيد ] کبی.
Sayfa 116·Kitabı okuyor
En-Nasr Suresi 3.ayet
<<Bu beyanat-ı Kur'aniyede şuna da işaret vardır ki: Bir kul, ne kadar âbit, zâhît bulunmuş olsa da yine kendi amelini, yaptığı vazife-i ubûdiyetini noksan görmelidir. Hazm-ı nefiste bulunmalıdır. Hukuk-i ilâhîyyeyi istizam ederek elinden geldiği kadar hamd-ü senadan, tesbih ve takdîsten geri durmamalıdır, mağfireti -ilâhîye'ye olan ihtiyacını bilmelidir. İşte Resûl-i Ekrem, Sallal'lâh-ü Aleyhi Vesellem Efendimiz de masûm olduğu halde yine gece ve gündüz yüz kere istiğfarda bulunurdu ve ahirete irtihâlinden mukaddem: (Sübhanekel'lâhümme ve Bihamdik, ástağfirüke etübü İleyke.) cümlesini çokca okumakta bulunmuştu.
Sayfa 4110 - 8.cilt·Kitabı okuyor
Vahid ile ehad arasında fark vardır. Şöyle ki: Ehadiyyet sıfatı, yalnız Cenab-ı Hak'ka mahsustur, başkası hakkında vâhiddir, denilirse de ehaddır. Denilemez. Ehad kelimesi, nefi hususunda umumiyeti ifade eder, vâhid kelimesi ifade etmez. Mesela, hanede ehad yoktur denilince orada hiç bir kimse yoktur denilmiş olur. Fakat hanede vahid yoktur, denilse müteaddit kimselerin bulunmuş olduğu nefiy edilmiş olmaz.
Sayfa 4115 - 8.cilt·Kitabı okuyor