Esra

Çünkü tavırlarımızın, tutum ile davranışlarımızın süreklice göz altında tutulmalarını bir yana bırakınız; fakat insaniçin, içinden geçenlerin, niyetlerinin dahi her dem denetlendiğine inanması ve bu inanç doğrultusunda yaşaması kadar zor başka ne olabilir! Nitekim Hz. Muhammad, dünyanın, mümine cehennem, münkireyse cennet gibi olduğunu söylemiştir. Mümin, kendine varoluşunun başlarında tanınmış hür tercihini Allah'tan yana kullandıktan sonra, Allah yolunda hürlüğünden serbestce vazgeçmiş sayılır. Dini manada artık hür değildir. Bundan böyle 'ilahi tebliğ' ve 'vicdan'ı yoluyla Allahla süreklice, kesintisizce başbaşadır. Bu halin manâsını alabildiğine bütün boyutlarıyla idrak edene, dünya zorlu bir yaşamortamı olmaktan çıkıp cennete dönüşür; hele o kişi, varoluşca, şiddetli bunalıma girdiği zamanlarda!
Sayfa 53·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İslâma gelince; o, düpedűz dinle anlamdaştır; ikisi, birdir. Nitekim bu husus Kur'anda açıkca bildirilmektedir: "Allah katında din, şüphesiz, İslâmdır..." Şu hâlde dinlerden biri olmayıp dinin ta kendisidir. Bir inanç düzeni, içerikce İslâma yaklaştığı oranda dinleşir; uzaklaştığı ölçüde dinsizleşir: "Bütün dinlere üstün kılsın diye Resûlünü kılavuzluk ödevi ve Hak diniyle gönderen Odur. Varsın, müşrikler, bundan nefret etsinler. " Tabii, aynı husus tek tek kişileriçin de söz konusudur. Herkes, inancının sahihliği ile salihliğinden kendisi sorumludur. Bu da, Kur'ânda şöyle anlatılır: "... Seninle münakaşaya kalkışanlara, 'benliğimi tümüyle Allaha teslim ettim; aynı şeyi takipcilerim de yaptılar' de. Ehlikitab olanlar ile olmayan müşriklere dahî, 'sizler de, teslim oluyormusunuz?" diye sor. Oluyorlarsa, mesele yok, Hak yolundadırlar. Hakka sırtlarını çevirirlerse, sana düşen, tebliği bildirmektir. Allah, kullarının hepsini görür. "
Sayfa 50·Kitabı okudu
Zirâ, ahlâkın esâsı neresidir? Dışımızdaki çevremidir? Ahlâk düzenini kurup işletirken aklın, doğal çevreden ateşlenmesinin, başka bir deyişle, etki almasının söz konusu olamayacağı öteden beri, özellikle de Immanuel Kant'tan bu yana iyice bilinen bir husustur. Bu durumda, ya suyunu kendinde bulan değirmen misâli, ahlâk hakikatının, aklın kendinden menkul olduğunu bildirme nevinden bir saçmalığa düşeceğiz ya da onun, kaynağını akılüstü yahut doğa-ötesi bir orunda bulduğunu söyleyeceğiz.
Sayfa 31·Kitabı okudu

Esra

, bir kitap okudu
Puan vermedi·408 syf.·
57 günde okudu
·
Okunma: 05 Şubat 2026 16:15
·
2026 1. kitabı
Bilge Ercilasun
9.5/10 · 11 okunma
Allah çocukların yardımcısı olsun.
Sayfa 340·Kitabı okudu