Murtaza Kamar

“Felsefe," der Ariston, “iki kısma ayrılır: bilgi ve ruhsal davranış. Çünkü bilgiyi öğrenen insan; yapılması, kaçınılması gereken şeyleri kavrar. Öğrendikleri, birikimleri ile ruhuna biçim vermediyse bilge olmamış demektir daha. Sizin söylediğiniz, ruhun öğüt veren üçüncü bölümü ilk ikiden oluşmuştur: zihinsel prensiplerden ve ruhsal davranıştan. O halde öteki ikisi erdem için yetiyorsa, erdemi tamamlamak için üçüncü bölüm yararsızdır.”
Sayfa 379
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Agrippa, her zaman şu özdeyişe çok şey borçlu olduğunu söylermiş: “Anlaşma küçük yararları geliştirir, anlaşmazlık büyük yararları çökertir.” Bu özdeyiş sayesinde kendisinin hem iyi bir erkek kardeş hem de yetkin bir dost olduğunu söylüyormuş.
Sayfa 379
Varsın herkes beni yensin, yeter ki ben kaderi yeneyim! Ben halk katında o kaderle baş edemem, halkın yanında onun itibarı daha büyüktür. Keşke ruhun seni daha önceleri bu kararı almaya yöneltseydi! Keşke ölüm kendini göstermeden önce mutlu yaşam üstüne akıl yorsaydık! Ama şimdi bile gecikmemeliyiz. Gereksiz, akla düşman, zararlı sayabileceğimiz birçok şeyin, şimdi (ihtiyar yaşımızda), deneyim sayesinde gereksiz, zararlı olduğuna inanıyoruz. Koşuya geç başlayıp, alelacele yitirdikleri zamanı kazanmak isteyen yarışçıların yaptıkları gibi yapalım, mahmuz vuralım ata. İçinde bulunduğumuz yaş, bu çeşit çalışmalara çok uygundur. Bu yaş artık taşkın değildir; ilk delikanlılık çağının gemleyemediği kusurlar durulmuştur, çok geçmeden de kaybolacaktır. Diyorsun ki: "Dünyayı bırakıp gitme zamanı geldiğinde öğrendiğin bu bilgilerin sana ne yararı olacak? Hangi amaçla yararlanacaksın bunlardan?" Bu dünyayı daha iyi biri olarak bırakıp gitmek için yararlanacağım. Ama bilgelik edinmek için birçok deneyimden, sık sık duyduğu büyük pişmanlıklardan sonra kendine hâkim olan, duygularını yumuşatarak selamete erişen yaşlılıktan başka hiçbir yaşın bilgeliğe daha uygun olduğunu sanman için bir nedenin yok ki! Bu iş için en iyi zaman bu yaş. Bilgeliğe yaşlı çağında erişen herkes, geçen yıllar sayesinde erişmiştir. 239
Sayfa 239
Bu kötü mülküne ibretle nazar kıl, ey can! Gafleti eyle heba, hail değildir meydan. Hani Sultan Süleyman, hani İskender Han? Sad-hezar ömrü sürür ile geçir sen bir an. Ne güle, bülbüle bakî, a gözüm bağ-ı cihan, Kime yâr oldu, muradınca felek-i devr-i zaman. (Günümüz Türkçesi) Ey can! yok olacak bu âleme ibretle bak. Gafletten kurtul, meydan boş değildir. Sultan Süleyman ve İskender Han neredeler? Yüzbin senelik ömrü neşe içinde geçirsen de, aslında hepsi bir andan ibarettir. A gözüm! Cihan denen bu bahçe ne güle, ne bülbüle kalacaktır. Zaten felek, kime isteğine göre yâr olmuştur.
Sayfa 21 - venedik·Kitabı okuyor