Melis

Melis
“Her şeyi anlamak zorunda değilsiniz. Anlamak yalnızca dünyayla ilişkimizin bir düzeyinden ibaret, tümü değil.” Ulus Baker
Bazı değişmez entropiler ve yaratılar, içsel döngülerimizin birer parçasıdır. Bunlarla eşzamanlı bir şekilde hareket etmemiz gerekir. Kalbin odacıklarının dolması, boşalması ve tekrar dolması gibi, bu Hayat/Ölüm/Hayat döngüsü tarafından kurban edilmek yerine, onun ritmini "öğrenmeyi öğreniriz." Bunu ip atlamaya benzetebiliriz: Ritim zaten vardır; ritmi tutturana kadar öne ve arkaya doğru salınırsınız. Sonra ipe doğru atlarsınız. Bu iş böyle yapılır. Artık bir düşlem olmaktan çıkıp gerçeklik kazanmıştır.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bir bahçenin ilkbahara hazır olması için, sonbaharda tersyüz edilmesi gerekir.
Sezgiyle bağlantıyı güçlendirmenin bir başka yolu, kimsenin canlı enerjilerinizi, yani kanılarınızı, düşüncelerinizi, fikirlerinizi, ahlaki değerlerinizi, ideallerinizi bastırmasına izin vermemektir. Bu dünyada çok az doğru/yanlış ya da iyi/kötü vardır. Öte yandan, yararlı ve yararlı olmayan vardır. Kimi zaman yıkıcı şeyler de vardır, doğurgan şeyler de. Uygun bir şekilde bütünleşmiş ve iyi niyetli eylemlerin yanı sıra, öyle olmayan eylemler de vardır. Ama bildiğiniz gibi, bir bahçenin ilkbahara hazır olması için, sonbaharda tersyüz edilmesi gerekir. Bahçe her zaman çiçeklenemez. Ama bırakın, hayatınızın altüst oluşlarını kendi içsel döngüleriniz düzenlesin, dışınızdaki başka güçler, kişiler ya da içinizdeki negatif kompleksler değil.
Sizi tıpkı yerdeki bir ağaç, evdeki bir çiçek ya da yan avludaki bir gül bahçesi gibi canlı, gelişen bir criatura, bir varlık olarak gören bir sevgiliye/dosta sahipseniz... size gerçek, yaşayan, soluk alıp veren bir kendilik olarak; insan olan, ama çok güzel, ıslak ve büyülü şeylerden yapılmış bir kendilik olarak bakan bir sevgiliye ve dostlara sahipseniz... sizdeki criatura'yı destekleyen bir sevgiliye ve dostlara sahipseniz... işte aradığınız insanlar bunlardır. Onlar ömür boyu ruhunuzun dostları olacaktır. Bilinçli olmaya devam etmek, sezgiyi elden bırakmamak, gören ve bilen ateşli ışığın sorumluluğu altında kalmayı sürdürmek için, dostların ve sevgililerin -öğretmenlerden söz etmiyorum- dikkatle seçilmesi çok önemlidir.
Eğer insan içte ya da dışta zalim insanlarla birlikte yaşarsa, Cadı Tanrıça'yla karşılaşmak ya da ateşli ışığı taşımak gibi yollarla edindiği bilinç halini sürdüremez. Eğer siz odadayken, siz konuşurken, bir davranış sergilerken ya da tepki gösterirken gözlerini kaçırıp iğrenmeyle tavana bakan insanlarla çevriliyseniz -hem sizin hem de bizzat kendilerinin- tutkularını söndüren insanlarla bir aradasınız demektir. Sizi çalışmalarınızı, hayatınızı umursamayan kimselerdir bunlar.
Doğrudur, size yalan söylemeyeceğim; ışığı fırlatıp atmak ve uyku ya geri dönmek daha kolaydır. Doğrudur, kimi zaman kafatası ışığınıönümüzde tutmak zordur. Çünkü onun sayesinde, kendimizin ve başkalarının hem çirkin hem de ilahi tüm yanlarını olduğu kadar ikisi arasındaki bütün durumları da açıkça görürüz. Ancak, dünyadaki ve insanlardaki derin güzelliğin mucizeleri de bu ışıkla bilince çıkar. Bu nüfuz edici ışıkla, kötü işlerden iyi niyetli düşüncelere kadar her şeyi görüp katedebiliriz, şirin ruhların nefretin altında ezildiğini fark edebiliriz, sadece kafa karışıklığı yaşamaz, aynı zamanda pek çok şeyi de anlayabiliriz. Bu ışık, başkalarının kişiliğindeki katmanları, onların niyetlerini ve amaçlarını ayırt edebilir. Kendinde ve başkalarında, bilinç ile bilinçdışını belirleyebilir. O, bilgenin asasıdır. Bütün şeylerin duyulup görüldüğü aynadır. Derin vahşi doğadır.