Melis

Melis
“Her şeyi anlamak zorunda değilsiniz. Anlamak yalnızca dünyayla ilişkimizin bir düzeyinden ibaret, tümü değil.” Ulus Baker
Demek ki, bu hayata izin veriş, ölüme izin veriş çok önemlidir. Kadınların anlamaları... ve yaşamaları amaçlanan temel ve doğal ritim budur. Bu ritmi kavramak korkuyu azaltır, çünkü geleceği ve bu geleceğin getireceği yer sarsıntıları ile boşalımları kestiririz.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
O zaman bir şeyler yapmamız, ormana doğru yola koyulmamız, korkunç kadını bulmaya gitmemiz gerekir. Bunu yapmazsak bir gün sokakta miskin miskin yürürken bir mazgal çat diye açılıp bizi hoop diye içine çeker ve daha sonra bizi bir paçavra gibi fırlatıp atacak olan bilinçdışı bir şey üstümüze kapanır.
Peki, sezgi neyle beslensin ki, sürekli olarak gıdasını alıp çevremizi tarama taleplerimize duyarlı olabilsin? Onu hayat besler -hayat onu, ona kulak vererek besler. Duyacak kulak olmazsa ses ne işe yarar? La Que Sabe'nin, Bilen'in, sesini duyup ona güvenmedikçe megatropolis'in ya da gündelik hayatın ıssızlıklarındaki kadın ne işe yarar? Kadınların yüzlerce belki, binlerce kere şöyle dediklerini duydum: "Sezgime kulak vermem gerektiğini biliyordum. Şöyle şöyle yapmam/yapmamam gerektiğini hissettim, ama dinlemedim." Derin sezgisel benliği, ona kulak vererek ve öğütlerine uygun davranarak besleriz. O kendi başına bir şahsiyettir; içerdeki kadının psişik topraklarında oturan, sihirbaz kuklası büyüklüğünde bir varlıktır. Bu balamdan, vücuttaki kaslara benzer. Eğer bir kas kullanılmazsa, sonunda zayıflar. Sezgi de tam anlamıyla böyledir: Besin olmazsa, uğraş olmazsa, pörsür.
Bir anne, kızına kendi sezgisinin doğruluğuna güven duyma hissin- den daha büyük bir kutsama veremez. Sezgi, ana babadan çocuğa en basit şu şekilde aktarılır: "Değerlendinne gücün iyi. Bütün bunların ardında gizlenmiş duran şeyin ne olduğunu düşünüyorsun?" Sezgiyi akılcı bir temeli olmayan, yanlış sonuçlara götüren bir yetenek olarak tanımlamak yerine, gerçekte ruh sesinin konuşması olarak tanımlamak daha doğrudur. Sezgi, gidilecek doğrultular arasında en çok işe yarayanları hisseder. Benliği koruma gücüne sahiptir, altta yatan motifleri ve niyetleri anlar ve psişede en az düzeyde parçalanmaya yol açacak olanları seçer.
Fazlasıyla olumlu annenin gitmesine izin vermeyi daha da akılcı bir şekilde öğrenmek. İyi olmanın, şirin olmanın, nazik olmanın, hayatın şakımasını sağlayamayacağını keşfetmek (Vasalisa bir köleye dönüşür, ama bunun ona hiçbir yararı olmaz). Kendi gölge doğasını, özellikle de benliğinin kibirli, kıskanç, sömürücü yönlerini (üvey anne ve üvey kız kardeşleri) doğrudan yaşantılamak. Bunu kuşku duymadan kabullenmek. Kendisinin en kötü kısımlarıyla kurabileceği en iyi ilişkiyi kurmak. Kim olduğuna dair öğretilenlerle, gerçek kişiliği arasındaki basıncın gelişmesine izin vermek. Sonunda eski benliğin ölüp gitmesi ve yeni içgüdüsel benliğin doğması için çalışmak.