“Kendini karşındakinin yerine koy.”Ve ilk başlarda bunu o kadar çok yapmıştım ki,bir gün dönüş yolunu kendimi bulamadım ve beynimin bir parçası boşlukta uçuşan hayata uzaktan bakan,seyreden bir çift göze dönüştü.Bütün duyguları bilen ama hiçbirisini hissetmeyen bir Kayra.İşte her şey,vardığım nokta,üzerinde döndüğüm yatakta gerçek ismimi hatırlamıyor oluşum bundan kaynaklanıyordu.Bende gerçeklik duygusu yoktu.Hepsi bu!
‘İnsanlar’dedim fısıldayarak.’Taşırlar insanları.Kundaktayken
,tabuttayken.Hep taşıyacak birileri olur.Bazıları dostluktan,bazıları cepteki paradan,bazıları da içinde bulundukları sistem bir gün onlara taşınma sırasının geleceğini söylediği için,taşırlar insanı’’
Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, buna aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama, darılmama, onun aleyhinde düşünmeme imkân olmadığını hissediyordum. Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı; çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi...